Mart 23

BÖLGELERE GÖRE TRAVESTiLER

Bu sitedeki Yazılar tamamen günceldir, haftada 2 yazı yazılmaktadır, alt bölümlerden yazılarımızı okuya bilirsiniz üstteki 3 yazı sabittir, sabit haberden sonra güncel yazılarımızı okuya bilirsiniz saygılar. 

Gerçek travesti adresleri alttaki bölgelere tıklayarak istediğiniz bölgeden arkadaşlık kurabilirsiniz.

Tüm şehirler

İstanbul-Avrupa Yakası travesti İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara travesti İzmir travesti Antalya travesti Bursa travesti Mersin travesti Adana travesti Malatya travesti Sivas travesti Elazığ travesti Manisa travesti Şanlıurfa travesti Sakarya travesti Adapazarı travesti Tekirdağ travesti Ordu travesti Diyarbakır travesti Fethiye travesti Isparta travesti Didim travesti Konya travesti Gebze travesti Uşak travesti Trabzon travesti Samsun travesti Kuşadası travesti Bolu travesti Bodrum travesti Balıkesir travesti Van travesti Kayseri travesti Kocaeli travesti izimt travesti Alanya travesti Hatay travesti iskenderun travesti Marmaris travesti Kütahya travesti Kahramanmaraş travesti Eskişehir travesti Denizli travesti Aydın travesti Gaziantep travesti Kıbrıs travesti

Diğer şehirler: gercek modeller bu sitede, alttaki şehirlerdeki modelleri görmek için tıklayınız. Eğer bulunduğunuz bölgede henüz model yoksa zaman içerisinde olabilir, ileriki zamanlarda tekrar tıklayınız
Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Artvin | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Burdur | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Edirne | Erzincan | Erzurum | Giresun | Gümüşhane | HakkariKars | Kastamonu | Kırklareli | Kırşehir | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Rize | Siirt | Sinop | Tokat | Tunceli | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt |Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce | Kemer | Kaş | Side | İtalya – Italy | United Kingdom – İngiltere | Northern Iraq Shemale | Germany – Almanya | France – Fransa
Bu site tamamen arz ve talebe göre hazırlanmış olup gerçek trans, trv bireylerin model oduğu ve aynı zamanda normal üyeliğinde olduğu bir sitedir. üst bölümdeki şehirler aracılığı ile linklere tıklayarak arkadaş edineceğiniz modelleri bulabilirsiniz. site kuralları gereği yaşınız tutmuyorsa litfen siteyi terk ediniz. Sitemizin diğer kurallrı ise şöyle;
içeride kesinlikle müstehcen yazı ve resim yüklemek kesinlikle yasaktır, sitemiz tamamen arkadaşlık sitesi olup, kötü amaçlı kullanımlar tespit edildiğinde üyelik iptal edilir, sitemiz paylaşım ve arkadaşlık sitesidir.
Ekim 18

Benim Asla anlam veremediğim şey Kayıp çocuklar

Benim yıllardan beri anlam veremediğim en büyük sıkıntılardan birisi şu:

Bir travesti olarak insanları bilgilendirmek istedim. Her gün bir yerlerde karşılaştığımız dilenci, mendilci çocuklar, işte o çocukların gerçek sahipleri kim.

Eğer Başbakan olsam ilk yapacağım hizmetleri sıralayayım.

1. Dilenci çocuklara çözüm bulmak ve o çocukların gerçek sahiplerine kavuşturmak

2. İstanbul trafiğine çözüm bulmak :) )

Diğerlerini saymadan asıl meseleye geri döneyim. Hiç bir zaman anlam verememişimdir o çocukların nasıl olur da dilenmeye teşvik edildiğine. Başbakanın yerinde olsam o çocukları öncelikle hiçbir basın organına haber vermeden, tüm vilayetteki sorumlularla bir toplantı tertipleyip, gizlice ve günlerce o çocukları toplatıp, güvenli bir yerde toplanana kadar ve toplanan çocukları sorgulayıp diğer dilendirilen çocuklara ulaşılıncaya kadar toplatmaya devam ederim. Tüm şehirlerde toplanan o çocukları sonra İstanbul yada Ankara gibi bir merkezde, hepsini bir araya getiririm. Tümünü kodlarım ve DNA testine tabi tutar sonrada DNA’sı tutan kişileri, bir daha kesinlikle dilen-dirilmemek üzere ailelerine koşullu teslim ederim.Test sonuçları tutmayan yani kendi çocuğu olmayan aileleri sorgularım ve çocuğu nereden aldığını doğrulayacak şekilde konuştururum.Daha sonra tüm ,Türkiye’ye haber verip Kayıp çocukları olanlar gelsin diyerek Bir otelde yada tesis de en iyi şekilde ağırlarım. Birkaç gün de çocukları tek tek görsün, teşhis etsin ve kendi çocuğu olduğunu iddia edenlere de DNA testi uygulatıp kendi çocuğu olduğunu kanıtladıktan sonra gerçek sahibine teslim ederim. Yaparım yada ederim derken, gerekli mercilere yaptırırım demek istiyorum :) ).

Her neyse Türkiye’de o kadar çok kayıp çocuk var ki  belki de bu kayıp çocukların bir çoğu bu dilencilerin elinde. Gerçekten o çocuk kendilerinin olsa asla dinlendirebileceğine inanmıyorum, hiç bir insan kendi canından olan bir çocuğa o zulmü yapmaz, bence kesinlikle araştırılmalı. Van da Kaybolan Nehir ölü bulundu ve hemde babasının daha önce defalarca baktığı ama göremediği yerde. Olay bu kadar yaygara yapılınca Kimbilir belki de kaçıran kişi başım belaya girmesin diye Nehir kızımızı öldürüp oraya bıraktı. Neden buna gerçek bir çözüm bulunmuyor anlam veremiyorum. Gerçi travestilerin bir çoğu da kayıp çocuklar arasında, Bunlardan biride bendim.Yani travesti İclal; 20 yıl kadar kayıptım ve 20 yıldan sonra ailemi aradım, travesti olduğumu söyledim,korkularım vardı o yüzden ailemde hep kaçmıştım ve sonraları geç te olsa, ben ne yapıyorum değer mi? şu kısacık ömürde ailemi sonsuza dek kaybetmeye diyerek Annemi aradım ve uzun süre telefonda ağladım ve kendimi toparlayıp travesti olduğumu anlattım. Annem sağ olduğuma çok sevindi ve gerisinin önemli olmadığını söyledi ve benimle görüşmek istedi. Şimdilerde çok mutluyum ve tüm ailemle görüşüyorum şükürler olsun. Allah herkesi ailesine kavuştursun diyerek yazımı sonlandırıyorum.

Bu yazımı herkes kopyalayıp sitesinde yayınlayabilir böylelikle belki bu duruma bir çözüm getirilmesine katkıda bulunabilir saygılar iCLAL.

Ağustos 6

Bir Travesti, İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açtı!

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Ankara’da yaşayan travesti T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsiyet kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

’Rahatsız etmek ne demek?’

Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle travesti örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.
T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

‘Sistematik saldırı’

İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız travesti olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini birçok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.

Category: Genel, travesti
Nisan 17

Yaz kapıda

Leylekler yuvalarına döndü, ağaçlar çiçeklendi ve yaz kapımıza dayandı. Kış boyunca serpildik ve yeterince kilo aldık sanırım. Kilo verme olayında da biraz geç kaldık ama üzülmeyin, barışın artık şu kilolu hallerinize ve gidip, kendinize yeni bedeninize göre şortlar bikiniler alın. Haftada yedi kilo verdiren diyet diye bir şey yok. Hayatınız boyunca verdiğiniz hızlı kiloların nasıl da çabuk geri geldiğini unutmadınız umarım.

Tatil planı yapmadıysanız, bir çok şehirden travesti arkadaşlar bir araya gelip topluca ev tutuma hayallerini de unutun. Çünkü sizin Ankara’dan, İstanbul’dan, İzmir’den travesti arkadaşlarınız o işi çoktan yaptı ve bu yaz da kaldınız tek başınıza e ne demişler erken davranan yol alır. Ama üzülmeyin hala tatil planı yapmak için vakit var tabi yalnız başıma sıkılmam diyorsanız ya da kısa sürede bir sevgili bulma ümidiniz varsa işiniz şansa kalmış. Tabi bir de ev ya da otel bulmak var ki sanırım şimdiden bütün oteller dolmuş. Kıştan rezervasyon yaptıranların üç kuruşa tatil yaptığını duyunca çok sinirleneceksiniz ama maalesef durum bu. Deniz manzaralı olmayıversin dediniz ama o da yok. Peki şimdi ne yapılabilir diye kara kara düşünmeyin. Aman boşverin üzülmeyin size tatil yapacak yer mi yok. Çıkarsınız bir Karadeniz turuna hiç olmazsa dönünce de havanız olur. Bu yaz kültür turizmi gerçekleştirdim diye. Zaten sen tatil planı yapmadan düğün sezonu açıldı hala şehirde olduğuna göre yırtma şansın da yok mecburen hepsine de bir altın takmak lazım. Altın fiyatları da almış başını gidiyor. Yaklaşık sekiz düğüne gitsen tatil parasını takacaksın. Ah ah sen ne hayallerle biriktirmiştin o paraları, bak şimdi heba oldu gitti üstelik senin kültür turisti olma şansın da uçuyor.

Gelelim sevgili bulma işine elinde varsa sıkı sarıl yoksa boşa arama, çevrede adam gibi adam  mı kalmış ki arayıp da bulasın. Herkes de bir hava, bir civa kendini fasulyeden bir şey zannedenler seni beğenmiyorlar. Zaman bu kadar kısıtlı olmasa sen onlara dönüp bakmasın ama ne yaparsın vakit yok. Artık katlanabilirsen katlan o yüksek egolu erkek bozuntularına, ne yapalım tatili geçirene kadar idare ederim diyorsan eyvallah dostum, sen bilirsin. Nerde o eski beyefendiler sanki hepsi bir anda buhar olmuş. Artık elimizde ne varsa, çıkaracağız piyasaya. Hayırlı tatiller.

Nisan 13

İlk buluşma anı

Herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde bir erkekle tanıştınız ya da tanıştırıldınız. Birbirinizin telefon numarasını aldınız ve evet işte ertesi gün si++zi aradı, buluşmak istiyor. Üstelik bu kez yalnız olacaksınız ve onu tanıma fırsatı bulacaksınız. Gece boyunca buluşmayı düşünmekten kendinizi alamıyor ve uyuyamıyorsunuz. Uyumazsanız asık bir surat ve düşük bir cilt ile karşısına çıkmak zorunda kalacağınız ise geriliyor gerildikçe uyku tutmuyor.

Lise yılların geri döndünüz sanki ertesi gün bitirme sınavınız varmış gibi hissediyorsunuz. Arkadaşlar lütfen relaks , germeyin bu kadar kendinizi altı üstü bir buluşma ve günün sonunda ne olacağı hiç belli olmaz. Ne olacağı belli değil çünkü Adana travestilerinden Ayça’nın yaşadıkları sizin de başınıza gelebilir. Bir arkadaş ortamında tanıştığı yakışıklıyla randevulaşan Ayça, buluşma günü süslendi püslendi, evden çıktı. Akşam yemeği yiyecekleri restaurantın kapısına gelince bir de ne görsün? Bizim yakışıklı yanında ablasını da getirmiş. Yemek boyunca sorduğu sorularla Ayça’yı bunaltan sözde görümce, adamın tek kelime etmesine bile izin vermemiş. Sonuç hüsran tabi, onun için ilk buluşmada ne olacağı belli olmaz o kadar kasılmayın. Adamın huyunu suyunu öğreneceğiniz ilk buluşmada, kendiniz olun yeter. İlk buluşmada karşı tarafın kılığından, konuşmasından, garsonlara hitap ediş şeklinden zaten kişiliğini az çok çıkarırsınız. Baktınız size uygun değil, çok da zorlamayın. Adamın ısrarlı hareket ve davranışları karşısında hayır demeyi de bilin.

Kabusa dönen ilk buluşma senaryolarından biri de geçen yıl, Antalya travestilerinden Sanat’ın başına geldi. Çok güzel başlayan bir akşam yemeğinde adamın pahalı arabasını saatlerce anlatması, marka saatini bizim kızın gözüne sokmaya çalışması, konuşmasına sürekli olarak eski sevgililerini anlatarak başlaması  karşısında sinirleri tavan yapan Sanat, elindeki içki bardağını adamın pahalı pantolonunun üzerine döküvermiş. Eh böyle şeyler insanlar için ama bir de hayvan olanlar var ki aman onlardan biri ile sakın tanışmayı bile denemeyin. Daha ilk günden size kırk yıllık karısı gibi emirler vermeye çalışan, oturup kalmanıza karışan ve sürekli argo konuşanlar bu hayvanlar sınıfına giriyor. Öylesini gördüğünüz yerde topuklayın derim. Sonra başınıza bela olmasınlar. Sevgilerimle.

 

Nisan 10

Çekip gitmek gerekir bazen

Aşk insanın gözünü kör eder derler ya bu söz çok doğrudur. Sevdiğiniz zaman karşınızdaki insan gözünüzde yunan tanrıları gibi yüceleşir. Arkadaş ortamlarında ondan bahsederken, sekste bir harika, gülüşü muhteşem, şahane yemek pişiriyor gibi sözler siz farkında olmadan sürekli dökülür.

Her şey harika giderken bir gün büyü bozulur. Artık yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğunuzu, kendinize vakit ayıramadığınızı nereye giderseniz ona haber vermek zorunda olduğunuzdan bıktığınızı anlatmaya başlarsınız ki aslında bunu yaptığınızın da başlarda farkına varmazsınız. Şu aralar benim bir sevgilim yok ama Bodrum travestilerinden Sanat yeni bir ilişkiye başladı. İlk paragraf onun sözlerinden oluşuyor. Yeni sevgilisi bulunmaz hint kumaşıymış gibi her ortamda ondan bahsetmekten, övmekten bıkmıyor. İkinci paragraf ise benim bahtsız arkadaşım, Aydın  travestilerinden  Ayda’nın sözleri o da maalesef birkaç yıldır süren bir aşkın son aşamasına gelmiş bulunuyor.

Elbette aşk güzel duygu fakat aşkınız sevgiye dönüşmemişse, eninde sonunda bu ikinci  kısmı yaşamak zorunda kalırsınız. İşte o zaman çekip gitmek gerekir bazen, eğer o sizden önce davranmamışsa tabi.

Erkekler kadınlar kadar vefakar olmadıklarından olsa gerek, aşk bitiğinde bekleme süreci yaşamadan noktayı koymak isterler. Biz kadınlar ise karşı tarafı kırmadan, yaşanılmış güzel anılara hasar vermeden ayrılık planları yaparız. Bu hassas davranışımız bırakın erkekler tarafından takdir edilmeyi, bizden önce davranıp terk etmeleriyle övünürler. İkinci gün ise yeni sevgili arayışına girerler. Oysa bizim hücrelerimiz bir ayrılığın hemen arkasından yeni bir ilişkiye girmeye müsait değildir. Kendimize biraz süre tanıyıp, eski aşkın izleri silinsin diye bekleriz. Belki de hayatta eksi puan aldığımız konuların başında bu davranışımız gelmektedir.

Gerçi bazı erkekler arkalarından yas tutmayı hak etmezler ama zaten biz erkekler için değil kendimiz için gösteririz bu davranışı, kendimize saygı duyduğumuz için bekleme moduna geçeriz. Bir kadı gibi düşünemeyen erkekler bu hareketi kendilerine yorsalar da hatta arkadaşlarına bizden bahsederken “kadın yakama yapıştı, neredeyse terk etme diye yalvaracaktı “deseler de durum onların sandıkları kadar basit değildir. İşte bizi de çıldırtan erkeklerin bu vurdumduymaz davranışları değil midir?

Biz de takmadan onların ne düşündüğünü, onurlarını, gururlarını bir aşkı sonlandırmak gerektiğinde çekip gitmeyi başarmalıyız bazen, bazen çekip gitmek ve ardından hiçbir şey söylememek  lazım. Kendinize iyi bakın dostlarım. Hoşcakalın.

 

Nisan 6

Yine bahar geldi

Sanırım benim haricimde herkes baharın gelişini dört gözle bekliyordu. Ağaçlar çiçeklenip, dallar yeşillendikçe başkalarında oluşan güzel duyguların yerini benim bünyemde hissetmeniz mümkün değil, çünkü bahar ayları boyunca sabahları dışarı çıkamayacak olan, elinde mendil habire burnunu ve akan gözlerini silmekle meşgul olan benim baharla bir sorunum var. Baharın gelmesine kızmıyorum tabiî ki ama şu polenler yok mu? Oradan oraya uçarken gelip benim ağzıma burnuma giriyorlar ve maalesef ilkbahar ayaları boyunca bana hayatı zindan ediyorlar. Polen alerjisi olan herkes gibi yaklaşık dört ay boyunca her gün ilaç almak zorunda kalan, unuttuğu gün dünyası yıkılan ben, yaz aylarının geçmesini hiç istemiyorum keşke her zaman yaz olsa ve arada baharı atlayıversek, ah keşke…

Şimdi bu yazdıklarımı okuyup bize ne senin alerjinden bizim baharımızdan ne istiyorsun diyorsunuz ya sizde haklısınız. Sırf ben ağlayıp, sızlıyorum diye bütün dünya neden bahardan yoksun kalsın ki, en iyisi polen alerjisinin tedavisini bulmak. Yaptığım bütün araştırmalar alerjinin tedavinsin olmadığını gösterse de bilimin elinden hiçbir şey kurtulmaz elbet bir gün benim ilacım da piyasaya çıkar diye sabırla bekliyorum. Bu hastalığın pençesinde boğuşan Ankara travestilerinden Eben ve bendeniz yılmadan tedavi yöntemlerinin gelişmesini beklerken önlemlerimizi de alıyoruz.

Sabahları sokağa çıkmamanın yanında, evimizi öğleden sonraya kadar havalandırmıyoruz. Kıyafetlerimizi açık havada kurutmak yerine evin içinde kurutuyoruz. Her akşam saçlarımıza, kirpiklerimize bulaşan polenleri temizlemek için eve girdikten sonra duş alıyoruz. Komidin çekmecemizde bolca kağıt mendil ve burun damlası bulunduruyoruz. Antihistaminik manyağı olacak kadar hap yutuyoruz. Bu sayede siz baharın tadını çıkarırken, biz yaz için gün sayıyoruz. Geçenlerde okuduğum bir sağlık dergisinde alerji tedavisinde geniş bir yol alındığını ve yakında alerjiye elveda dedirtecek ilacın üretileceğini okudum. Hemen alerjisi olan bütün arkadaşlarıma müjdeyi verdim. Bursa travestilerinden Ayda, haberi duyunca havalara uçtu, Bade ise temkinli davranın, asparagas çıkar ise çok üzülürsünüz dedi. Tabi onun için söylemesi kolay  İstanbul gibi yeşili ve ağacı olmayan dolayısıyla polenle pek haşır neşir olmayan bir şehirde, betonun içinde yaşıyor. Büyük şehirlerde yani Ankara, İstanbul ve İzmir’de polen alerjisi, küçük ve ormanı, yeşili bol şehirlere göre daha hafif atlatılıyor. Zaten ben de bu hastalığa kısa sürede bir çözüm bulunmazsa sevdiğim doğa ve yeşili bırakıp göç etmeyi düşünüyorum. Adım kağıt mendille gezen kıza çıkacağına kaçak olsun. Sağlıcakla kalın.

 

Nisan 3

Uyku ve kişilik

Kişilik testi için kullanılan yöntemlere bir yenisi daha eklendi. Siz uyurken size bakan bir insan sizin hakkınızda pek çok bilgiye sahip olabilir. Nasıl mı? sadece uyku pozisyonunuza bakarak. Evet yanlış duymadınız uyku pozisyonunuz kişiliğiniz hakkında ipuçları veriyor. Örneğin:  Balıkesir travestilerinden Sanat gibi cenin şeklinde uyumayı tercih ediyorsanız. Uysal ama içe kapanık utanğaç bir kişiliğiniz var demektir. Uyuma şeklinizden vücudunuzun nerelerinin ağrıyabileceği ile ilgili bir harita bile çıkarılmış durumda cenin pozisyonu bu ağrılara yakalanmadan deliksiz bir uyku seçmek için en ideal olanı ve insanların yarısına yakını bu şekilde uyuyor.

Uyuma şekliniz bir deniz yıldızı görüntüsünü andırıyorsa, iyi bir dinleyici ve arkadaşsınız tıpkı benim yani travesti İclal’in uyuduğu gibi uyuyorsunuz ve başkalarına yardım etmek, sizin en belirgin özelliğinizdir. Bu pozisyonun tek kötü yanı ise nefes almakta güçlüklere neden olması, aman horlamamaya dikkat edin. Uyku esnasında görüntünüz bir ağacı andırıyorsa siz kütük uyku pozisyonuyla uyuyorsunuz demektir. Uysalsınız, dışa dönüksünüz ve karıncayı bile incitmekten korkan hassas bir yapınız var.

Sırt üstü uyuyan insanların yaşadığı en büyük sağlık sorunu geçmeyen sırt ağrıları, boğaz tıkanıklığı, boyun bölgesinde ağrılar olarak sayılabilir. Kendilerin güvenilir insanlar olması nedeniyle eş dost tarafından çok sevilen bu kişilerin arkadaş sayıları da fazladır. Ama maalesef arkadaşlarınızdan hiçbir sizinle aynı yatak odasında uyumak istemezler çünkü çok horlarsınız.

Serbest düşüş pozisyonu adı verilen yüz üstü yatış ise en rahat pozisyon olmasına rağmen, uyku esnasında nefessiz kalmanıza ve beyninize yeterli oksijenin pompalanmasına neden olur. Bu kişilerin kişilik testinde ise dışarıdan küstah ve çekilmez görünmelerine rağmen bir kez arkadaş olduktan sonra sizin için canlarını verecek kadar sevecen ve dost canlısı olduklarını görürsünüz. Yüz üstü uyuyan, Manisa travestilerinden Şeyda, kişilik testinin çok doğru analiz edildiğinin canlı kanıtı, gerçekten de hayatım boyunca onun kadar samimi bir arkadaşım daha olmadı.

Uyumak için hangi pozisyonu seçerseniz seçin, kaliteli bir uyku çekin. Gün içerisinde dinç olmak ve algılarınızın açık olması iyi uyku uyumanızla bire bir ilgilidir. Özellikle gece uykusu insan sağlığı için çok önemlidir. Uykunuz deliksiz rüyalarınız çok renkli olsun. Hoşcakalın.

 

Mart 30

Özü sözü bir olmak

İnsanın en değerli varlığı dürüstlüğüdür. Onu bir kere kaybederseniz mumla arasanız bulamazsınız. İşinde, ölçüsünde dürüst olmak bir erdemdir. İyi insanların mayası işte bu olgu ile mayalanmıştır. Sen dürüst olduğun süreci karşında sana saygı duymayacak kimse olamaz.

Peki nedir bu yalan dolan merakı insanlarda, kazanılan üç beş kuruş fazla para ya da şan şöhret için değişilebilir mi dürüstlük, Özü sözü bir olmak insanın manevi sorumluluğu değil midir? Dürüstlük,iki yüzlü olmamak demektir.Birinin kendisi için bir yüz,başkaları için başka yüz takınıp,sonunda hangisinin gerçek olduğu konusunda dehşete düşmesi ne kötüdür.Dürüstlük tehlikeye atıldığında,kişi kendini tehlikeye atmış demektir. İtibarın dürüstlük olduğunu sananlar kadar, zavallıdır  başı her sıkıştığında yalana başvuranlar ve söylenen her yalan gün gelir vurulur insanın yüzüne bir tokat gibi.

Ben travesti İclal olarak arkadaşlarım arasında her zaman dürüst kişiliğimle öne çıkmak, kimseyi kırmamak üzerine bir düstur edinmişimdir kendime. Bu huyumu bilen yakın dostlarım sır ortağı olarak bilirler beni, İstanbul travestileri gibi daha önce yaşadığım Ankara, Bursa travestilerinden de bu huyum ile çok övgü almışımdır. Oysa ben övülmek ya da sevilmek için değil sadece kendim için dürüst olmayı tercih ediyorum. İnsanın kendine verdiği sözü tutmasından daha güzel bir şey olamaz. Ben kendime iyi insan olma konusunda bir söz verdim ve başıma ne gelirse gelsin servetim elimden gidecek olsa bile dürüstlükten taviz vermez. Yalancı insanlara bir bakın onlar her zaman başkalarını kandırdıklarını sanarak mutlu olurken aslında sadece kendilerini kandırdıklarını çok geç anlarlar.

Bu dünyada herkes bazen bir yanlışın içine düşebilir önemli olan hataların fark edildiği anda terk edilmesidir. Bu hataları şahsi menfaat uğruna sürdürenler ve ne pahasına olursa olsun özü sözü bir olanlar dünya hayatı bittiğinde sınav kağıdını teslim etmek zorunda kalacaklarını ve herkesin sınav kağıdının bu dünyada yaptıkları ile dolacağını bilmeliler. Götüreceğimiz sadece sevap ve günahlarımız olacağına göre kesenin hep bir yanını doldurmak iyilik kısmını boş tutmak yararımıza olmayacaktır.

Beni dürüst buldukları için benimle dost olmaya can atanlar, dürüstlük para ile pul ile satın alınmaz. Hepimizin içinde gizlenmiş bir iyi insan vardır. Siz de vakit kaybetmeden içinizdeki iyiliğe seslenin.Hoşcakalın.

Mart 27

Takıntılarımız

Hepimiz bazen takıntılı hallere gireriz. Aslında bazen benim de başıma geliyor bu durum, mesela evden çıkarken acaba ocağın altını kapattım mı? Diye çok dönmüşümdür yarı yoldan. İnsanların yaptığı işi doğru yapıp yapmadığını defalarca kontrol etmesi hatta kapıyı açık unutma korkusu ile kapının önünde nöbet tutması gibi durumlar ise bir hastalığın belirtisidir. Obsesif Kompulsif bozukluk kısaca biz buna takıntılı olma durumu diyoruz. Bu hastalık başka şekillerde ortaya çıkabilir. Defalarca elini yıkadığı halde hala pis olduğunu düşünenler, ev temizliğinde işi abartıp, çamaşır suyu bağımlısı olanlar ve yemek masasında tabakların bile aynı hizada durması gerektiğini düşünenler korkarım siz hastasınız ve farkında bile değilsiniz.

Bu hastalığın pençesinde olan kişilerin elinden hiçbir iş çkmaz çünkü yaptığı işi acaba eksik bir şey var mı korkusu ile bir türlü bitirip teslim edemezler. Mutlaka sizin etrafınızda bu hastalığa yakalanmış insanlar mevcuttur. Benim çevrem ise bunlarla çevrili desem yeridir. Bekar ve eğitimli erkeklerin daha fazla yakalandığı bu hastalığın bilinen bir ilaç tedavisi yok ama telkin yoluyla rahatsızlıktan kurtulmak mümkün. İstanbul travestilerinden Banu, titizlik hastalığına yakalandğından beri evine gidip bir bardak çay içmişliğim yok. Siz çay içtikçe mutfağa koşup bardağınızı yıkıyor. Kalktığınız yeri hemen düzeltiyor. Daha siz masadan kalkmadan o temizliğe başlıyor. Maalesef bu hastalığa yakalanan insanlarla birlikte yaşamak, onları idare etmek hiç kolay değil. Bursa travestilerinden Sanat’ta, çok sıkıntılı bir döneminde bu rahatsızlığa yakalandı ve uzun süren bir terapi sayesinde çok şükür kurtuldu. O dönemlerde ona destek olmak için çok çabaladım ama sonuç almak için doktor tedavisi gerektiğinden benim çabalarım bir işe yaramadı. Siz şimdi bu yazıyı tekrara tekrar okuma isteği duyuyorsanız acaba anlamadığım yer kaldı mı diye soruyorsanız eyvah siz de takıntılısınız.

Takıntı hastalığının neden kaynaklandığı henüz tam olarak bilinmese de ağır depresyonlar ya da fiziksel rahatsızlıklar sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Örneğin, ortamdan bulaşan bir salgın hastalık geçirmişseniz titizlik hastası olmanız normal karşılanıyor. Başınıza açık unuttuğunuz bir kapı ya da ocak yüzünden bir kaza gelmişse evden çıkmadan önce defalarca kontrol etmenizde normal, fakat birden bire bu rahatsızlık sizi esir almışsa işte orada mutlaka geçmişten kaynaklanan bir sorun olabilir vakit kaybetmeden tedavi olmanızda fayda var. Takmayın kafanıza iki günlük dünyayı ve keyfiniz bakın. Hayat takılacak kadar uzun sürmüyor. Hoşcakalın.

Mart 23

Sosyal medyaya dikkat!

Almanya’da bir üniversite tarafından yapılan bir araştırma sosyal medyada fazla gezinen kişilerin, bunalıma girme olasılığın daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmış. Facebookta  gezerken başkalarının hayatlarını gören ve bu hayatı kendi yaşadığı hayatla kıyaslayan insanlar bir süre sonra, bunalıma girebiliyormuş. Kısaca sosyal paylaşım siteleri psikolojik travma yaratıyormuş.

Ben de bu konuyu biraz eşelemek ve bunun nedenini araştırmak istedim. Sonuç olarak herkes eşit gelir düzeylerine ve sosyal imkanlara sahip değil. Ama bakıyorsunuz bir arkadaşınızın erkek arkadaşı onun doğum günü için harika bir sürpriz yapmış, ee tabi size böyle şeyler yapan yok. Beğenmesine beğeniyorsunuz paylaşımı ama içiniz bir taraftan kan ağlıyor. Ankara travestilerinden Yazgı, aldığı her şeyi paylaşır mesela, ama bu kadar da olmaz ki alan var alamayan var değil mi?

Bize ne sizin ne aldığınızdan, nereye gittiğinizden, kapatın şu yer bildiren konumlarınızı da biz de travma yaşamayalım. Sizin en güzel anım diye paylaştığınız o fotoğraf yüzünden belki de onlarca kişi, psikologlara gitmek zorunda kalıyor. Hey Allahım niye hep o paçoz kadına veriyorsun da bana vermiyorsun diye isyan edenler bile olabilir. Yok efendim, yazın tatil fotoları, kışın kayak takımları ile poz vermeler falan…

Başkalarının sanal hayatını kıskanan insanlar da ne yapsın. Onlara özenip sınırları zorlamaya başlıyorlar. Ben sırf konum bildirimi yapmak için pahalı bir restaurantta yemek yiyenler gördüm. Saçını başını yaptırıp, sanki her gün evde öyle oturuyormuş gibi fotoğraf çekip facede paylaşanlar, yapmayın kardeşim böyle şeyler bakın koca bir üniversite bu iş için kafa patlatmış araştırma yapmış ve sonuçlar çok vahim. Dünyada kimin nerde yediğinden, nerede gezdiğinden, sevgilisinin ona ne hediye aldığından daha önemli konular var. En azından Afrika’da binlerce çocuk açlıktan ölüyor. Azıcık vicdanınız varsa onlara üzüldüğünüz için böyle gereksiz paylaşımlar yapmazsınız.

İnsanlık adına yararlı bir fikriniz varsa onları paylaşın, kültürleri paylaşın, Aydın travestilerinden Ayda’nın yaptığı gibi kayıp çocukları, kan arayan hastaları, toplumsal sorunları paylaşın. Bu kadar faydalı olabilecek bir sosyal medyayı sizin gereksiz fotoğraflarınızla ve ipe sapa gelmez paylaşımlarınızla doldurmak yerine, herkes için faydalı olabilecek bilgileri paylaşın. Çağımız bilgi çağı biz nelere kafa yoruyoruz. Bu yazıyı kimseyi rencide etmek için değil bir farkındalık yaratmak için yazdım. Lütfen kimse üstüne alınmasın. Hoşcakalın.

 

Mart 20

Bu dizi burada bitmez!

Şu dizi senaristlerine bir ayar veren kurum olması lazım, kafalarına göre dizilere son yazıp, izlediğiniz zamanlara yazık ettiriyorlar. Örneğin en son iki yıl boyunca izlediğim dizinin bitişi karşısında şok geçirdim. Senarist kalk sen komedi dizisine acıklı, ölümlü bir son bölüm yaz. Nerden alıyorsunuz bu ilhamı söyleyin de önünden bile geçmeyelim o pazarın.

Bugüne kadar severek izlediğiniz dizilerin son bölümlerini şöyle bir hatırlamaya çalışın bakalım hangisi doğru dürüst bir son yapabilmiş. Son doksan dakikaya sıkıştırılmış olayların birbirine karıştığı, dizinin genel senaryosu ile hiç ilgisi olmayan bir son yazın desek ancak bu kadar olur.

Küçük Ağa’nın finalini izleyenler benim ne demek istediğimi daha iyi anlıyorlardır. Çünkü iki çocuk sahibi anne ve baba bir komedi dizisinin sonunda trafik kasında ölüverdiler. Güle güle izlediğim kafamı rahatlattığım dizinin son bölümü beni benden aldı. O kadar çok ağladım ki, İstanbul’a kanal yapmaya gerek kalmadı.

Yok yani insanların duygularıyla oynamak bu kadar kolay olamaz ya…

Zaten kabahat bende ve benim gibi bir dizide mutluluk ve samimiyet arayanlarda, dizi biter bitmez Aydın travestilerinden Sanat’ı arayıp, gel beni evden al, çünkü benim derhal temiz havaya ihtiyacım var dedim. sağ olsun beni aldı biraz gezdirdi, başıma gelenleri anlatınca kahkahalarla güldü ama olsun. Ben onun da bir yabancı diziyi beş sene seyrettikten sonra son bölümünde küfürler savurduğunu, senariste lanet ettiğini gören biriyim. zaten hangimizin başına gelmedi ki bu olay. Bir şeyi çok sevmenin cezası olsa gerek, al sana son bölüm diye gözümüzü çıkarıyorlar. Aman benden tavsiye hiç bir diziye bu kadar gönül vermeyin, sevgilisi tarafından terk edilmiş aşık gibi ortada kalıyorsunuz.

Daha önce İstanbul’da yaşayan travesti bir arkadaşım şimdilerde Ankara’ya taşındı. Bana hep bırak şu televizyon dizilerini de kendi senaryonu yaz derdi. Şimdi ona hak veriyorum ben yazsaydım herkesi tatmin edecek bir senaryo yazar son bölümünden de beş on tane farklı versiyon çekerdim. Kim hangi sonu isterse onu izlesin. Germeyin artık bizi, bir daha söylüyorum bu dizi burada bitmez. Görüşmek üzere sevgiyle kalın.