Mart 23

BÖLGELERE GÖRE TRAVESTiLER

Bu sitedeki Yazılar tamamen günceldir, haftada 2 yazı yazılmaktadır, alt bölümlerden yazılarımızı okuya bilirsiniz üstteki 3 yazı sabittir, sabit haberden sonra güncel yazılarımızı okuya bilirsiniz saygılar. 

Gerçek travesti adresleri alttaki bölgelere tıklayarak istediğiniz bölgeden arkadaşlık kurabilirsiniz.

Tüm şehirler

İstanbul-Avrupa Yakası travesti İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara travesti İzmir travesti Antalya travesti Bursa travesti Mersin travesti Adana travesti Malatya travesti Sivas travesti Elazığ travesti Manisa travesti Şanlıurfa travesti Sakarya travesti Adapazarı travesti Tekirdağ travesti Ordu travesti Diyarbakır travesti Fethiye travesti Isparta travesti Didim travesti Konya travesti Gebze travesti Uşak travesti Trabzon travesti Samsun travesti Kuşadası travesti Bolu travesti Bodrum travesti Balıkesir travesti Van travesti Kayseri travesti Kocaeli travesti izimt travesti Alanya travesti Hatay travesti iskenderun travesti Marmaris travesti Kütahya travesti Kahramanmaraş travesti Eskişehir travesti Denizli travesti Aydın travesti Gaziantep travesti Kıbrıs travesti

Diğer şehirler: gercek modeller bu sitede, alttaki şehirlerdeki modelleri görmek için tıklayınız. Eğer bulunduğunuz bölgede henüz model yoksa zaman içerisinde olabilir, ileriki zamanlarda tekrar tıklayınız
Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Artvin | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Burdur | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Edirne | Erzincan | Erzurum | Giresun | Gümüşhane | HakkariKars | Kastamonu | Kırklareli | Kırşehir | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Rize | Siirt | Sinop | Tokat | Tunceli | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt |Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce | Kemer | Kaş | Side | İtalya – Italy | United Kingdom – İngiltere | Northern Iraq Shemale | Germany – Almanya | France – Fransa
Bu site tamamen arz ve talebe göre hazırlanmış olup gerçek trans, trv bireylerin model oduğu ve aynı zamanda normal üyeliğinde olduğu bir sitedir. üst bölümdeki şehirler aracılığı ile linklere tıklayarak arkadaş edineceğiniz modelleri bulabilirsiniz. site kuralları gereği yaşınız tutmuyorsa litfen siteyi terk ediniz. Sitemizin diğer kurallrı ise şöyle;
içeride kesinlikle müstehcen yazı ve resim yüklemek kesinlikle yasaktır, sitemiz tamamen arkadaşlık sitesi olup, kötü amaçlı kullanımlar tespit edildiğinde üyelik iptal edilir, sitemiz paylaşım ve arkadaşlık sitesidir.
Ekim 18

Benim Asla anlam veremediğim şey Kayıp çocuklar

Benim yıllardan beri anlam veremediğim en büyük sıkıntılardan birisi şu:

Bir travesti olarak insanları bilgilendirmek istedim. Her gün bir yerlerde karşılaştığımız dilenci, mendilci çocuklar, işte o çocukların gerçek sahipleri kim.

Eğer Başbakan olsam ilk yapacağım hizmetleri sıralayayım.

1. Dilenci çocuklara çözüm bulmak ve o çocukların gerçek sahiplerine kavuşturmak

2. İstanbul trafiğine çözüm bulmak :) )

Diğerlerini saymadan asıl meseleye geri döneyim. Hiç bir zaman anlam verememişimdir o çocukların nasıl olur da dilenmeye teşvik edildiğine. Başbakanın yerinde olsam o çocukları öncelikle hiçbir basın organına haber vermeden, tüm vilayetteki sorumlularla bir toplantı tertipleyip, gizlice ve günlerce o çocukları toplatıp, güvenli bir yerde toplanana kadar ve toplanan çocukları sorgulayıp diğer dilendirilen çocuklara ulaşılıncaya kadar toplatmaya devam ederim. Tüm şehirlerde toplanan o çocukları sonra İstanbul yada Ankara gibi bir merkezde, hepsini bir araya getiririm. Tümünü kodlarım ve DNA testine tabi tutar sonrada DNA’sı tutan kişileri, bir daha kesinlikle dilen-dirilmemek üzere ailelerine koşullu teslim ederim.Test sonuçları tutmayan yani kendi çocuğu olmayan aileleri sorgularım ve çocuğu nereden aldığını doğrulayacak şekilde konuştururum.Daha sonra tüm ,Türkiye’ye haber verip Kayıp çocukları olanlar gelsin diyerek Bir otelde yada tesis de en iyi şekilde ağırlarım. Birkaç gün de çocukları tek tek görsün, teşhis etsin ve kendi çocuğu olduğunu iddia edenlere de DNA testi uygulatıp kendi çocuğu olduğunu kanıtladıktan sonra gerçek sahibine teslim ederim. Yaparım yada ederim derken, gerekli mercilere yaptırırım demek istiyorum :) ).

Her neyse Türkiye’de o kadar çok kayıp çocuk var ki  belki de bu kayıp çocukların bir çoğu bu dilencilerin elinde. Gerçekten o çocuk kendilerinin olsa asla dinlendirebileceğine inanmıyorum, hiç bir insan kendi canından olan bir çocuğa o zulmü yapmaz, bence kesinlikle araştırılmalı. Van da Kaybolan Nehir ölü bulundu ve hemde babasının daha önce defalarca baktığı ama göremediği yerde. Olay bu kadar yaygara yapılınca Kimbilir belki de kaçıran kişi başım belaya girmesin diye Nehir kızımızı öldürüp oraya bıraktı. Neden buna gerçek bir çözüm bulunmuyor anlam veremiyorum. Gerçi travestilerin bir çoğu da kayıp çocuklar arasında, Bunlardan biride bendim.Yani travesti İclal; 20 yıl kadar kayıptım ve 20 yıldan sonra ailemi aradım, travesti olduğumu söyledim,korkularım vardı o yüzden ailemde hep kaçmıştım ve sonraları geç te olsa, ben ne yapıyorum değer mi? şu kısacık ömürde ailemi sonsuza dek kaybetmeye diyerek Annemi aradım ve uzun süre telefonda ağladım ve kendimi toparlayıp travesti olduğumu anlattım. Annem sağ olduğuma çok sevindi ve gerisinin önemli olmadığını söyledi ve benimle görüşmek istedi. Şimdilerde çok mutluyum ve tüm ailemle görüşüyorum şükürler olsun. Allah herkesi ailesine kavuştursun diyerek yazımı sonlandırıyorum.

Bu yazımı herkes kopyalayıp sitesinde yayınlayabilir böylelikle belki bu duruma bir çözüm getirilmesine katkıda bulunabilir saygılar iCLAL.

Ağustos 6

Bir Travesti, İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açtı!

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Ankara’da yaşayan travesti T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsiyet kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

’Rahatsız etmek ne demek?’

Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle travesti örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.
T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

‘Sistematik saldırı’

İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız travesti olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini birçok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.

Category: Genel, travesti
Nisan 27

Tecavüzcülerin bu dünyada yeri yok

Her gün gazete sayfalarında tecavüz haberi okumaktan dolayı erkeklere olan  güvenim iyice sarsıldı. Bugün gördüğüm haber karşısında ise bu kadar da olmaz dedim.

İzmir’de ormanlık alanda nişanlısıyla araç içinde sohbet eden genç kıza zorla tecavüz eden üç sabık olay yerine  gelmeden önce, birkaç çifte de ellerindeki kuru sıka tabanca ile gasp yapmışlar. Tecavüze uğrayan genç kızın anlattıklarını okuduğumda gözyaşlarımı tutamadım. Nişanlısın gözü önünde üç hayvanın saldırısına uğrayan genç kız, bağırmış, yalvarmış ama bütün çabaları gözü dönmüş sapıklardan kurtulmasına yetmemiş. Zaten adına insan denilemeyecek bu yaratıkların da yalvarmaktan anlayacaklarını sanmıyorum. Kısa bir süre önce Özgecan’ın tecavüze uğraması ve feci bir şekilde öldürülmesi bu ülkede namusluların  bir önce harekete geçmesi gerektiğini gösterdi. Hadım etmek, ömür boyu hapis cezaları ile kurtulmamaları gereken bu yaratıkların bence mutlaka idam edilmesi gerekir ama maalesef Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesinde idam cezası kalktı. Aslında bir refarandum yapılmalı ve idam cezası geri gelmeli, çünkü bu yaratıkları yaşatmanın topluma hiçbir faydası olamaz.

Tecavüz konusunda en çok söyleyecek sözü olanlarda biz travesti bireyleriz, sokaklarda namussuzlar tarafından tecavüz edilmeye müsait görülmemiz ve dışlanmamız yüzünden artık korkarak yaşamaya başladık. Eskiden de bu tür olaylara maruz kalıyorduk ama hiçbir zaman şu son dönemdeki kadar ahlaksızlık artmamıştı. Ankara travestilerinden tutun da seksen bir il de yaşayan bütün travestilerin en büyük sorunu olan tecavüz ve taciz suçluları ellerini kollarını sallayarak gezerken, gazetelerde okuduğum küçük yaşta tecavüze uğrayan kızların tecavüzcüleri yakalansan da bir şekilde adalet önünde az cezayla kurtulacaklar.

İşte bu yüzden tecavüz suçlularına ne yapılması gerektiği tecavüz magdurlarına sorulmalı. Tecavüze uğradıktan sonra utancından sokağa çıkamayan, psikolojisi bozulan ve etrafındaki kişiler tarafından hor görülen kızlar, kadınlar, travestiler utanması gereken sizler değilsiniz. Kaldırın başınızı ve dimdik dolaşın. Bir gün bu dünyada olmasa bile ilahi adalet önünde suçlular mutlaka cezalarını bulacaktır. Eğer o ilahi adalet günü imkan olursa bu dünyada herhangi bir kadının canını yakan tüm erkeklerin yüzüne tükürmek isterim. Umarım artık bu okuduğumuz son tecavüz haberi olur. Gündem can sıksa da sizin neşeniz daim olsun. Hoşcakalın.

Nisan 24

Modern ilişkiler

Bu erkekler aslında gittikçe evcilleşiyorlar. Örneğin şimdilerde maço olanlar, elini hiçbir işe sürmeyenler oldukça azaldı. Eskiden yaşayan soya bakınca aralarındaki fark bariz bir şekilde anlaşılıyor. Mesela artık neden o kısa eteği giydin, akşam niye geç kaldın diyenleri ya da bizim babalarımız gibi eli sopalı olanlarının sayısı iyiden iyiye azaldı. Sanırım nesilleri de tükenmek üzere, umarım erkenden tükenir ve tarih sayfasından sonsuza kadar silinirler.

Ben öyle maço bir erkekle yapamam diyen kadınların sayısında artış var tabi ki. Kadınlarda artık iş dünyasında akşama kadar yorulup, eve gelince bir de evin o bitmek tükenmek bilmeyen işleriyle tek başlarına uğraşmak istemiyorlar. Madem eve para getiren yalnızca erkekler değil, o zaman her işi eşit paylaşmak da şart. Geçenlerde akşam yemeği için Bodrum travestilerinden Sanat’ın evine davet edildim. Sanat şu aralar kendine centilmen adam gibi bir adam bulmuş, Ayakları yere basmıyor. Mutluluğunu herkes görsün diye de ara sıra arkadaşlarını evine davet ediyor. Sanırım bu sefer sıra bana gelmişti. Güzel bir kıyafet giyinip, akşam yemeği için en pahalı pastaneden bir tatlı yaptırıp, zillerine bastım. Beni karşılayan Sanat’ın erkek arkadaşıydı. Kibarca  buyur edildiğim evde öncelikle kendini tanıtan beyefendi daha sonra ortalardan kayboldu biz Sanat ile sohbet ederken bizi bölmek istemeyen erkek arkadaş, masayı hazırlamış, salatayı yapmış, yanımıza geldi. Oh ne güzel diye geçirdim içimden işte adam dediğin böyle olmalı.

Eskiden olsa evde basit tamirat işleri hariç hiçbir şeye el sürmezler, tamir ettikleri eşyaları da bir daha kullanılmaz hale getirirken kendilerini öve öve bitiremezlerdi. Hiç unutmam erkek arkadaşlarımdan biri evde bir prizi tamir ettiğinde ertesi gün elektrik akımına kapılmıştım. Bunların hiç biri ben bu işten anlamam demez zaten balıklama tamir işlerine atlarlar sanki anne karnında elektrik dersi almışlar.

Sadece elektrik olsa iyi musluk tamir etmeyi, tesisat çekmeyi de iyi bilirler(!) onların yüzünden kaç kadın evde tehlike atlattı saymak mümkün değil. Ama artık yapamayacakları işlerden elleri çekip daha mantıklı işlere yönelmeye başladılar. Hayatım ben yapamam ama sabah tamirci yollarım demeyi akıl ediyorlar. Hemen hemen hepsi et yemekleri, balık ve salata yapımında uzman olmuşlar. Aman o iş kadın işi değil diye et bıçağını elinizden kapıveriyorlar. İşte bize bunlarla gelin canımızı yiyin. Öyle değil mi kızlar?

 

Nisan 20

Uçak kazası

Bugüne kadar seyrettiğim en güzel uçak kazası filmi uzun yıllar fenomen olarak izlediğim Lost dizisiydi. Bir uçağın düşme sahnesi ile ilgili o kadar çok film çekildi ki sayısını bilmemiz imkansız. Hatırlayacağınız üzere gerçek hayata en son uçak kazası Fransa’da oldu. Fransa’da yaşanan uçak kazası sonrası tüm bulgular ve kara kutu yardımcı pilotu gösterirken, 2014 yılında bu gerçek kazanın bire bir aynısı olan bir film çekilmiş. Film Arjantin ve İspanyol ortak yapımı ve adı da “Asabiyim ben” filmin açılış hikayesinde kendisini kokpite kilitleyen bir kabin amiri var. Bu kabin amiri nasıl becermişse becermiş kendisini asabi hale getiren herkesi aynı uçakta toplamayı başarmış. Gerçek hayatta bu kadarı da olmaz belki ama sonuçta izlediğimiz bir film ve film sahnelerinde olmaz diye bir şey yoktur. Uçağın yolcuları arasında bizim kabin amirini terk eden sevgiliden sınıfta bırakan öğretmenine kadar geniş bir topluluk var. Aynı uçakta olmalarının bir tesadüf olmadığını anladıklarında ise yapacak bir şey kalmamıştır. Uçağı ele geçiren kabin amiri tıpkı Fransa uçağında olduğu gibi uçağın burnunu yere çevirip herkesin aynı anda ölmesini beklemiştir. Şimdi bu film ve yaşanan gerçek uçak kazası sadece bir benzerlik diyecek olan varsa söylesin. Ama ben ve İstanbul travestilerinden Sanat, bu olayın sadece bir tesadüf olmadığını özellikle intikam ve intihar planı ile yola çıkan insanların bir ön hazırlık yapıp, bu konuda yazılmış kitapları okuyup, filmleri izlediğini düşünüyoruz. Yoksa hiç kimse bu kadar haince bir planı kusursuzca işletemez.

Filmin İspanyol yapımı olması ve düşen uçağın da İspanya’dan yola çıkmış olması sanırım bizim bu kuşkularımızı teyit eder yönde, bu kadar benzerlik pes dedirtiyor. Sizin de aklınız bulandı değil mi? Bu dünyada hiçbir şeyin tesadüf olmadığına dair sayısız film izlemiş biri olarak birazcık ahkam kesmeyi hak ediyorum diye düşünüyorum.  En uzak mesafelere bile uçakla gitmekten çekinmemi uçak korkusu sananlara da birkaç kelime etmek isterim. Uçağa bindiğiniz andan itibaren hiçbir şey sizin kontrolünüzde değildir oysa kendi aracınızla yolculuk yaparken,  başından sonra her şey sizin planlarınız dahilinde yön bulur ve size bağlıdır. Benim her zaman ipleri elimde tutmak bir geleneğimdir. Zor da kalmadıkça bu geleneği bozmayı da düşünmüyorum.

 

 

Nisan 17

Yaz kapıda

Leylekler yuvalarına döndü, ağaçlar çiçeklendi ve yaz kapımıza dayandı. Kış boyunca serpildik ve yeterince kilo aldık sanırım. Kilo verme olayında da biraz geç kaldık ama üzülmeyin, barışın artık şu kilolu hallerinize ve gidip, kendinize yeni bedeninize göre şortlar bikiniler alın. Haftada yedi kilo verdiren diyet diye bir şey yok. Hayatınız boyunca verdiğiniz hızlı kiloların nasıl da çabuk geri geldiğini unutmadınız umarım.

Tatil planı yapmadıysanız, bir çok şehirden travesti arkadaşlar bir araya gelip topluca ev tutuma hayallerini de unutun. Çünkü sizin Ankara’dan, İstanbul’dan, İzmir’den travesti arkadaşlarınız o işi çoktan yaptı ve bu yaz da kaldınız tek başınıza e ne demişler erken davranan yol alır. Ama üzülmeyin hala tatil planı yapmak için vakit var tabi yalnız başıma sıkılmam diyorsanız ya da kısa sürede bir sevgili bulma ümidiniz varsa işiniz şansa kalmış. Tabi bir de ev ya da otel bulmak var ki sanırım şimdiden bütün oteller dolmuş. Kıştan rezervasyon yaptıranların üç kuruşa tatil yaptığını duyunca çok sinirleneceksiniz ama maalesef durum bu. Deniz manzaralı olmayıversin dediniz ama o da yok. Peki şimdi ne yapılabilir diye kara kara düşünmeyin. Aman boşverin üzülmeyin size tatil yapacak yer mi yok. Çıkarsınız bir Karadeniz turuna hiç olmazsa dönünce de havanız olur. Bu yaz kültür turizmi gerçekleştirdim diye. Zaten sen tatil planı yapmadan düğün sezonu açıldı hala şehirde olduğuna göre yırtma şansın da yok mecburen hepsine de bir altın takmak lazım. Altın fiyatları da almış başını gidiyor. Yaklaşık sekiz düğüne gitsen tatil parasını takacaksın. Ah ah sen ne hayallerle biriktirmiştin o paraları, bak şimdi heba oldu gitti üstelik senin kültür turisti olma şansın da uçuyor.

Gelelim sevgili bulma işine elinde varsa sıkı sarıl yoksa boşa arama, çevrede adam gibi adam  mı kalmış ki arayıp da bulasın. Herkes de bir hava, bir civa kendini fasulyeden bir şey zannedenler seni beğenmiyorlar. Zaman bu kadar kısıtlı olmasa sen onlara dönüp bakmasın ama ne yaparsın vakit yok. Artık katlanabilirsen katlan o yüksek egolu erkek bozuntularına, ne yapalım tatili geçirene kadar idare ederim diyorsan eyvallah dostum, sen bilirsin. Nerde o eski beyefendiler sanki hepsi bir anda buhar olmuş. Artık elimizde ne varsa, çıkaracağız piyasaya. Hayırlı tatiller.

Nisan 13

İlk buluşma anı

Herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde bir erkekle tanıştınız ya da tanıştırıldınız. Birbirinizin telefon numarasını aldınız ve evet işte ertesi gün si++zi aradı, buluşmak istiyor. Üstelik bu kez yalnız olacaksınız ve onu tanıma fırsatı bulacaksınız. Gece boyunca buluşmayı düşünmekten kendinizi alamıyor ve uyuyamıyorsunuz. Uyumazsanız asık bir surat ve düşük bir cilt ile karşısına çıkmak zorunda kalacağınız ise geriliyor gerildikçe uyku tutmuyor.

Lise yılların geri döndünüz sanki ertesi gün bitirme sınavınız varmış gibi hissediyorsunuz. Arkadaşlar lütfen relaks , germeyin bu kadar kendinizi altı üstü bir buluşma ve günün sonunda ne olacağı hiç belli olmaz. Ne olacağı belli değil çünkü Adana travestilerinden Ayça’nın yaşadıkları sizin de başınıza gelebilir. Bir arkadaş ortamında tanıştığı yakışıklıyla randevulaşan Ayça, buluşma günü süslendi püslendi, evden çıktı. Akşam yemeği yiyecekleri restaurantın kapısına gelince bir de ne görsün? Bizim yakışıklı yanında ablasını da getirmiş. Yemek boyunca sorduğu sorularla Ayça’yı bunaltan sözde görümce, adamın tek kelime etmesine bile izin vermemiş. Sonuç hüsran tabi, onun için ilk buluşmada ne olacağı belli olmaz o kadar kasılmayın. Adamın huyunu suyunu öğreneceğiniz ilk buluşmada, kendiniz olun yeter. İlk buluşmada karşı tarafın kılığından, konuşmasından, garsonlara hitap ediş şeklinden zaten kişiliğini az çok çıkarırsınız. Baktınız size uygun değil, çok da zorlamayın. Adamın ısrarlı hareket ve davranışları karşısında hayır demeyi de bilin.

Kabusa dönen ilk buluşma senaryolarından biri de geçen yıl, Antalya travestilerinden Sanat’ın başına geldi. Çok güzel başlayan bir akşam yemeğinde adamın pahalı arabasını saatlerce anlatması, marka saatini bizim kızın gözüne sokmaya çalışması, konuşmasına sürekli olarak eski sevgililerini anlatarak başlaması  karşısında sinirleri tavan yapan Sanat, elindeki içki bardağını adamın pahalı pantolonunun üzerine döküvermiş. Eh böyle şeyler insanlar için ama bir de hayvan olanlar var ki aman onlardan biri ile sakın tanışmayı bile denemeyin. Daha ilk günden size kırk yıllık karısı gibi emirler vermeye çalışan, oturup kalmanıza karışan ve sürekli argo konuşanlar bu hayvanlar sınıfına giriyor. Öylesini gördüğünüz yerde topuklayın derim. Sonra başınıza bela olmasınlar. Sevgilerimle.

 

Nisan 10

Çekip gitmek gerekir bazen

Aşk insanın gözünü kör eder derler ya bu söz çok doğrudur. Sevdiğiniz zaman karşınızdaki insan gözünüzde yunan tanrıları gibi yüceleşir. Arkadaş ortamlarında ondan bahsederken, sekste bir harika, gülüşü muhteşem, şahane yemek pişiriyor gibi sözler siz farkında olmadan sürekli dökülür.

Her şey harika giderken bir gün büyü bozulur. Artık yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğunuzu, kendinize vakit ayıramadığınızı nereye giderseniz ona haber vermek zorunda olduğunuzdan bıktığınızı anlatmaya başlarsınız ki aslında bunu yaptığınızın da başlarda farkına varmazsınız. Şu aralar benim bir sevgilim yok ama Bodrum travestilerinden Sanat yeni bir ilişkiye başladı. İlk paragraf onun sözlerinden oluşuyor. Yeni sevgilisi bulunmaz hint kumaşıymış gibi her ortamda ondan bahsetmekten, övmekten bıkmıyor. İkinci paragraf ise benim bahtsız arkadaşım, Aydın  travestilerinden  Ayda’nın sözleri o da maalesef birkaç yıldır süren bir aşkın son aşamasına gelmiş bulunuyor.

Elbette aşk güzel duygu fakat aşkınız sevgiye dönüşmemişse, eninde sonunda bu ikinci  kısmı yaşamak zorunda kalırsınız. İşte o zaman çekip gitmek gerekir bazen, eğer o sizden önce davranmamışsa tabi.

Erkekler kadınlar kadar vefakar olmadıklarından olsa gerek, aşk bitiğinde bekleme süreci yaşamadan noktayı koymak isterler. Biz kadınlar ise karşı tarafı kırmadan, yaşanılmış güzel anılara hasar vermeden ayrılık planları yaparız. Bu hassas davranışımız bırakın erkekler tarafından takdir edilmeyi, bizden önce davranıp terk etmeleriyle övünürler. İkinci gün ise yeni sevgili arayışına girerler. Oysa bizim hücrelerimiz bir ayrılığın hemen arkasından yeni bir ilişkiye girmeye müsait değildir. Kendimize biraz süre tanıyıp, eski aşkın izleri silinsin diye bekleriz. Belki de hayatta eksi puan aldığımız konuların başında bu davranışımız gelmektedir.

Gerçi bazı erkekler arkalarından yas tutmayı hak etmezler ama zaten biz erkekler için değil kendimiz için gösteririz bu davranışı, kendimize saygı duyduğumuz için bekleme moduna geçeriz. Bir kadı gibi düşünemeyen erkekler bu hareketi kendilerine yorsalar da hatta arkadaşlarına bizden bahsederken “kadın yakama yapıştı, neredeyse terk etme diye yalvaracaktı “deseler de durum onların sandıkları kadar basit değildir. İşte bizi de çıldırtan erkeklerin bu vurdumduymaz davranışları değil midir?

Biz de takmadan onların ne düşündüğünü, onurlarını, gururlarını bir aşkı sonlandırmak gerektiğinde çekip gitmeyi başarmalıyız bazen, bazen çekip gitmek ve ardından hiçbir şey söylememek  lazım. Kendinize iyi bakın dostlarım. Hoşcakalın.

 

Nisan 6

Yine bahar geldi

Sanırım benim haricimde herkes baharın gelişini dört gözle bekliyordu. Ağaçlar çiçeklenip, dallar yeşillendikçe başkalarında oluşan güzel duyguların yerini benim bünyemde hissetmeniz mümkün değil, çünkü bahar ayları boyunca sabahları dışarı çıkamayacak olan, elinde mendil habire burnunu ve akan gözlerini silmekle meşgul olan benim baharla bir sorunum var. Baharın gelmesine kızmıyorum tabiî ki ama şu polenler yok mu? Oradan oraya uçarken gelip benim ağzıma burnuma giriyorlar ve maalesef ilkbahar ayaları boyunca bana hayatı zindan ediyorlar. Polen alerjisi olan herkes gibi yaklaşık dört ay boyunca her gün ilaç almak zorunda kalan, unuttuğu gün dünyası yıkılan ben, yaz aylarının geçmesini hiç istemiyorum keşke her zaman yaz olsa ve arada baharı atlayıversek, ah keşke…

Şimdi bu yazdıklarımı okuyup bize ne senin alerjinden bizim baharımızdan ne istiyorsun diyorsunuz ya sizde haklısınız. Sırf ben ağlayıp, sızlıyorum diye bütün dünya neden bahardan yoksun kalsın ki, en iyisi polen alerjisinin tedavisini bulmak. Yaptığım bütün araştırmalar alerjinin tedavinsin olmadığını gösterse de bilimin elinden hiçbir şey kurtulmaz elbet bir gün benim ilacım da piyasaya çıkar diye sabırla bekliyorum. Bu hastalığın pençesinde boğuşan Ankara travestilerinden Eben ve bendeniz yılmadan tedavi yöntemlerinin gelişmesini beklerken önlemlerimizi de alıyoruz.

Sabahları sokağa çıkmamanın yanında, evimizi öğleden sonraya kadar havalandırmıyoruz. Kıyafetlerimizi açık havada kurutmak yerine evin içinde kurutuyoruz. Her akşam saçlarımıza, kirpiklerimize bulaşan polenleri temizlemek için eve girdikten sonra duş alıyoruz. Komidin çekmecemizde bolca kağıt mendil ve burun damlası bulunduruyoruz. Antihistaminik manyağı olacak kadar hap yutuyoruz. Bu sayede siz baharın tadını çıkarırken, biz yaz için gün sayıyoruz. Geçenlerde okuduğum bir sağlık dergisinde alerji tedavisinde geniş bir yol alındığını ve yakında alerjiye elveda dedirtecek ilacın üretileceğini okudum. Hemen alerjisi olan bütün arkadaşlarıma müjdeyi verdim. Bursa travestilerinden Ayda, haberi duyunca havalara uçtu, Bade ise temkinli davranın, asparagas çıkar ise çok üzülürsünüz dedi. Tabi onun için söylemesi kolay  İstanbul gibi yeşili ve ağacı olmayan dolayısıyla polenle pek haşır neşir olmayan bir şehirde, betonun içinde yaşıyor. Büyük şehirlerde yani Ankara, İstanbul ve İzmir’de polen alerjisi, küçük ve ormanı, yeşili bol şehirlere göre daha hafif atlatılıyor. Zaten ben de bu hastalığa kısa sürede bir çözüm bulunmazsa sevdiğim doğa ve yeşili bırakıp göç etmeyi düşünüyorum. Adım kağıt mendille gezen kıza çıkacağına kaçak olsun. Sağlıcakla kalın.

 

Nisan 3

Uyku ve kişilik

Kişilik testi için kullanılan yöntemlere bir yenisi daha eklendi. Siz uyurken size bakan bir insan sizin hakkınızda pek çok bilgiye sahip olabilir. Nasıl mı? sadece uyku pozisyonunuza bakarak. Evet yanlış duymadınız uyku pozisyonunuz kişiliğiniz hakkında ipuçları veriyor. Örneğin:  Balıkesir travestilerinden Sanat gibi cenin şeklinde uyumayı tercih ediyorsanız. Uysal ama içe kapanık utanğaç bir kişiliğiniz var demektir. Uyuma şeklinizden vücudunuzun nerelerinin ağrıyabileceği ile ilgili bir harita bile çıkarılmış durumda cenin pozisyonu bu ağrılara yakalanmadan deliksiz bir uyku seçmek için en ideal olanı ve insanların yarısına yakını bu şekilde uyuyor.

Uyuma şekliniz bir deniz yıldızı görüntüsünü andırıyorsa, iyi bir dinleyici ve arkadaşsınız tıpkı benim yani travesti İclal’in uyuduğu gibi uyuyorsunuz ve başkalarına yardım etmek, sizin en belirgin özelliğinizdir. Bu pozisyonun tek kötü yanı ise nefes almakta güçlüklere neden olması, aman horlamamaya dikkat edin. Uyku esnasında görüntünüz bir ağacı andırıyorsa siz kütük uyku pozisyonuyla uyuyorsunuz demektir. Uysalsınız, dışa dönüksünüz ve karıncayı bile incitmekten korkan hassas bir yapınız var.

Sırt üstü uyuyan insanların yaşadığı en büyük sağlık sorunu geçmeyen sırt ağrıları, boğaz tıkanıklığı, boyun bölgesinde ağrılar olarak sayılabilir. Kendilerin güvenilir insanlar olması nedeniyle eş dost tarafından çok sevilen bu kişilerin arkadaş sayıları da fazladır. Ama maalesef arkadaşlarınızdan hiçbir sizinle aynı yatak odasında uyumak istemezler çünkü çok horlarsınız.

Serbest düşüş pozisyonu adı verilen yüz üstü yatış ise en rahat pozisyon olmasına rağmen, uyku esnasında nefessiz kalmanıza ve beyninize yeterli oksijenin pompalanmasına neden olur. Bu kişilerin kişilik testinde ise dışarıdan küstah ve çekilmez görünmelerine rağmen bir kez arkadaş olduktan sonra sizin için canlarını verecek kadar sevecen ve dost canlısı olduklarını görürsünüz. Yüz üstü uyuyan, Manisa travestilerinden Şeyda, kişilik testinin çok doğru analiz edildiğinin canlı kanıtı, gerçekten de hayatım boyunca onun kadar samimi bir arkadaşım daha olmadı.

Uyumak için hangi pozisyonu seçerseniz seçin, kaliteli bir uyku çekin. Gün içerisinde dinç olmak ve algılarınızın açık olması iyi uyku uyumanızla bire bir ilgilidir. Özellikle gece uykusu insan sağlığı için çok önemlidir. Uykunuz deliksiz rüyalarınız çok renkli olsun. Hoşcakalın.

 

Mart 30

Özü sözü bir olmak

İnsanın en değerli varlığı dürüstlüğüdür. Onu bir kere kaybederseniz mumla arasanız bulamazsınız. İşinde, ölçüsünde dürüst olmak bir erdemdir. İyi insanların mayası işte bu olgu ile mayalanmıştır. Sen dürüst olduğun süreci karşında sana saygı duymayacak kimse olamaz.

Peki nedir bu yalan dolan merakı insanlarda, kazanılan üç beş kuruş fazla para ya da şan şöhret için değişilebilir mi dürüstlük, Özü sözü bir olmak insanın manevi sorumluluğu değil midir? Dürüstlük,iki yüzlü olmamak demektir.Birinin kendisi için bir yüz,başkaları için başka yüz takınıp,sonunda hangisinin gerçek olduğu konusunda dehşete düşmesi ne kötüdür.Dürüstlük tehlikeye atıldığında,kişi kendini tehlikeye atmış demektir. İtibarın dürüstlük olduğunu sananlar kadar, zavallıdır  başı her sıkıştığında yalana başvuranlar ve söylenen her yalan gün gelir vurulur insanın yüzüne bir tokat gibi.

Ben travesti İclal olarak arkadaşlarım arasında her zaman dürüst kişiliğimle öne çıkmak, kimseyi kırmamak üzerine bir düstur edinmişimdir kendime. Bu huyumu bilen yakın dostlarım sır ortağı olarak bilirler beni, İstanbul travestileri gibi daha önce yaşadığım Ankara, Bursa travestilerinden de bu huyum ile çok övgü almışımdır. Oysa ben övülmek ya da sevilmek için değil sadece kendim için dürüst olmayı tercih ediyorum. İnsanın kendine verdiği sözü tutmasından daha güzel bir şey olamaz. Ben kendime iyi insan olma konusunda bir söz verdim ve başıma ne gelirse gelsin servetim elimden gidecek olsa bile dürüstlükten taviz vermez. Yalancı insanlara bir bakın onlar her zaman başkalarını kandırdıklarını sanarak mutlu olurken aslında sadece kendilerini kandırdıklarını çok geç anlarlar.

Bu dünyada herkes bazen bir yanlışın içine düşebilir önemli olan hataların fark edildiği anda terk edilmesidir. Bu hataları şahsi menfaat uğruna sürdürenler ve ne pahasına olursa olsun özü sözü bir olanlar dünya hayatı bittiğinde sınav kağıdını teslim etmek zorunda kalacaklarını ve herkesin sınav kağıdının bu dünyada yaptıkları ile dolacağını bilmeliler. Götüreceğimiz sadece sevap ve günahlarımız olacağına göre kesenin hep bir yanını doldurmak iyilik kısmını boş tutmak yararımıza olmayacaktır.

Beni dürüst buldukları için benimle dost olmaya can atanlar, dürüstlük para ile pul ile satın alınmaz. Hepimizin içinde gizlenmiş bir iyi insan vardır. Siz de vakit kaybetmeden içinizdeki iyiliğe seslenin.Hoşcakalın.

Mart 27

Takıntılarımız

Hepimiz bazen takıntılı hallere gireriz. Aslında bazen benim de başıma geliyor bu durum, mesela evden çıkarken acaba ocağın altını kapattım mı? Diye çok dönmüşümdür yarı yoldan. İnsanların yaptığı işi doğru yapıp yapmadığını defalarca kontrol etmesi hatta kapıyı açık unutma korkusu ile kapının önünde nöbet tutması gibi durumlar ise bir hastalığın belirtisidir. Obsesif Kompulsif bozukluk kısaca biz buna takıntılı olma durumu diyoruz. Bu hastalık başka şekillerde ortaya çıkabilir. Defalarca elini yıkadığı halde hala pis olduğunu düşünenler, ev temizliğinde işi abartıp, çamaşır suyu bağımlısı olanlar ve yemek masasında tabakların bile aynı hizada durması gerektiğini düşünenler korkarım siz hastasınız ve farkında bile değilsiniz.

Bu hastalığın pençesinde olan kişilerin elinden hiçbir iş çkmaz çünkü yaptığı işi acaba eksik bir şey var mı korkusu ile bir türlü bitirip teslim edemezler. Mutlaka sizin etrafınızda bu hastalığa yakalanmış insanlar mevcuttur. Benim çevrem ise bunlarla çevrili desem yeridir. Bekar ve eğitimli erkeklerin daha fazla yakalandığı bu hastalığın bilinen bir ilaç tedavisi yok ama telkin yoluyla rahatsızlıktan kurtulmak mümkün. İstanbul travestilerinden Banu, titizlik hastalığına yakalandğından beri evine gidip bir bardak çay içmişliğim yok. Siz çay içtikçe mutfağa koşup bardağınızı yıkıyor. Kalktığınız yeri hemen düzeltiyor. Daha siz masadan kalkmadan o temizliğe başlıyor. Maalesef bu hastalığa yakalanan insanlarla birlikte yaşamak, onları idare etmek hiç kolay değil. Bursa travestilerinden Sanat’ta, çok sıkıntılı bir döneminde bu rahatsızlığa yakalandı ve uzun süren bir terapi sayesinde çok şükür kurtuldu. O dönemlerde ona destek olmak için çok çabaladım ama sonuç almak için doktor tedavisi gerektiğinden benim çabalarım bir işe yaramadı. Siz şimdi bu yazıyı tekrara tekrar okuma isteği duyuyorsanız acaba anlamadığım yer kaldı mı diye soruyorsanız eyvah siz de takıntılısınız.

Takıntı hastalığının neden kaynaklandığı henüz tam olarak bilinmese de ağır depresyonlar ya da fiziksel rahatsızlıklar sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Örneğin, ortamdan bulaşan bir salgın hastalık geçirmişseniz titizlik hastası olmanız normal karşılanıyor. Başınıza açık unuttuğunuz bir kapı ya da ocak yüzünden bir kaza gelmişse evden çıkmadan önce defalarca kontrol etmenizde normal, fakat birden bire bu rahatsızlık sizi esir almışsa işte orada mutlaka geçmişten kaynaklanan bir sorun olabilir vakit kaybetmeden tedavi olmanızda fayda var. Takmayın kafanıza iki günlük dünyayı ve keyfiniz bakın. Hayat takılacak kadar uzun sürmüyor. Hoşcakalın.