Ocak 23

BÖLGELERE GÖRE TRAVESTiLER

Gerçek travesti adresleri alttaki bölgelere tıklayarak istediğiniz bölgeden arkadaşlık kurabilirsiniz.

Tüm şehirler

İstanbul-Avrupa Yakası travesti İstanbul-Anadolu Yakası travesti Ankara travesti İzmir travesti Antalya travesti Bursa travesti Mersin travesti Adana travesti Malatya travesti Sivas travesti Elazığ travesti Manisa travesti Şanlıurfa travesti Sakarya travesti Adapazarı travesti Tekirdağ travesti Ordu travesti Diyarbakır travesti Fethiye travesti Isparta travesti Didim travesti Konya travesti Gebze travesti Uşak travesti Trabzon travesti Samsun travesti Kuşadası travesti Bolu travesti Bodrum travesti Balıkesir travesti Van travesti Kayseri travesti Kocaeli travesti izimt travesti Alanya travesti Hatay travesti iskenderun travesti Marmaris travesti Kütahya travesti Kahramanmaraş travesti Eskişehir travesti Denizli travesti Aydın travesti Gaziantep travesti Kıbrıs travesti

Diğer şehirler: gercek modeller bu sitede, alttaki şehirlerdeki modelleri görmek için tıklayınız. Eğer bulunduğunuz bölgede henüz model yoksa zaman içerisinde olabilir, ileriki zamanlarda tekrar tıklayınız
Adıyaman | Afyon | Ağrı | Amasya | Artvin | Bilecik | Bingöl | Bitlis | Burdur | Çanakkale | Çankırı | Çorum | Edirne | Erzincan | Erzurum | Giresun | Gümüşhane | HakkariKars | Kastamonu | Kırklareli | Kırşehir | Mardin | Muğla | Muş | Nevşehir | Niğde | Rize | Siirt | Sinop | Tokat | Tunceli | Yozgat | Zonguldak | Aksaray | Bayburt |Karaman | Kırıkkale | Batman | Şırnak | Bartın | Ardahan | Iğdır | Yalova | Karabük | Kilis | Osmaniye | Düzce | Kemer | Kaş | Side | İtalya – Italy | United Kingdom – İngiltere | Northern Iraq Shemale | Germany – Almanya | France – Fransa
Bu site tamamen arz ve talebe göre hazırlanmış olup gerçek trans, trv bireylerin model oduğu ve aynı zamanda normal üyeliğinde olduğu bir sitedir. üst bölümdeki şehirler aracılığı ile linklere tıklayarak arkadaş edineceğiniz modelleri bulabilirsiniz. site kuralları gereği yaşınız tutmuyorsa litfen siteyi terk ediniz. Sitemizin diğer kurallrı ise şöyle;
içeride kesinlikle müstehcen yazı ve resim yüklemek kesinlikle yasaktır, sitemiz tamamen arkadaşlık sitesi olup, kötü amaçlı kullanımlar tespit edildiğinde üyelik iptal edilir, sitemiz paylaşım ve arkadaşlık sitesidir.
Ekim 18

Bana Anti Seo Çalışanlar.

Ben Travesti İCLAL Bana Anti seo çalışanlar sayenizde, daha çok ve daha hızlı bir şekilde üstlere çıkıyorum teşekkürler. Şunu bilin ki Google artık anti seo’yu yemeyecek kadar bilinçli mühendislerle çalışıyor. Son bir kaç zamandır benim sitelere yapılan Kötü amaçlı linklerle daha hızlı bir şekilde yükseliyorum, yapanlara teşekkürlerimi sunuyorum ve onlar adına üzülüyorum. Eskiden G O O G L E Anti seo çalışmalarını önemsiyordu fakat artık, bunu fark ediyor ve daha çok değer veriyor. Ben travesti İclal olarak hiç bir zaman kimseye böyle birşey yapmadım, sizlere şunu söylemek istiyorum; Artık yapılan kötü amaçlı linkleri Google yemiyor. Yani bu durumda artık kötü amaçlı link verenler; lütfen aptal yerine düşmeyin, Başkalarına haksızlık ve fesatlık düşüneceğinize, çalışıp hakkınızla gelin. ON yıldır artık şunu öğrenemediniz, haksızlık yapan kişiler hiç bir zaman tutunamadı, ben ise hep burada oldum. Haksızlık yapanlar mutlaka bir gün kayboldu ama ben hep var oldum. Neden diye sorarsanız, çünkü gerçekten çalışarak ve emek vererek bu işi yaptım, hazıra hiçbir zaman konmadık. Eğer kimseye haksızlık etmezseniz tutturursunuz diyorum ve Bana yaptığınız bu kötü çalışmalar benim daha çok işime yaradı, her kim çalıştıysa teşekkür ederim hatta benim travesti sitesi nokta net isimli siteme de kötü amaç için yazılmış link çalışsanıza çünkü fazla zamanım olmadığı için getiremiyorum, Yapılan her kötü amaçlı çalışmanın artık faydası oluyor. Lütfen hakkınızla gelin. Haksızlıklara karşı wikipedia ya girip adaletsizlik yazarsanız açıklayıcı bir şeyler okuya bilirsiniz,  Mevlana’nın da çok güzel sözleri var oralardan da okuyabilirsiniz. Bu arada Googleye’de teşekkürlerimi sunuyorum, bu tarz insanlara prim vermediği için. Bakın görün bu yaptığınız çalışma bana ne kadar fayda sağlayacak. Denemesi bedava. Ben uzun süredir zaten hiç bir link çalışması yapmıyorum ve sadece yapılan anti seolarla üstlere çıktım. İyice takip edin ve benim daha da üstlere çıkacağımı göreceksiniz bu sadece sizin çalışmalarınız sayesinde olacak. Gerçektende ben isteyerek o kadar site getirmek istememiştim, ben sadece her zaman bir en fazla iki siteye çalışırım.

Ben zaten istesem üç günde birinci sıraya otururum, elimde çok değerli siteler var ve birçoğunda linkim yok, onlara link versem bile en üstte olurum. o zaman nden üste çıkmıyorsun diyenlere şunu söyleyebilirim; Sazanlar size söylüyorum ileride açıklarım.

Ha birde şunuda söyleyeyim, yapılmış anti seo linklerinin bana ait olmadığını google örümceklerine bildirip, verilen kötü linklerin hiç bir değeri olmadığını belirte bilirim ve  o linkleri girip o sitelerden kaldırmayı da biliyorum fakat artık fayda sağladığı için buna gerek duymuyorum. Bu site işlerini bu kadar da abartmayın lütfen SAYGILAR.

 

Category: Genel, travesti
Ağustos 6

Bir Travesti, İçişleri Bakanlığı aleyhine dava açtı!

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Ankara’da yaşayan travesti T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsiyet kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

’Rahatsız etmek ne demek?’

Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle travesti örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.
T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

‘Sistematik saldırı’

İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız travesti olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini birçok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.

Category: Genel, travesti
Mart 4

Travesti den cep telefon operatörleri eleştirisi

Ben travesti iclal olarak her zaman en büyük eleştirilerimi, cep telefon operatörlerine yapmışımdır.

Türkiye’de ki cep telefonu operatörlerinin, yaptıkları kampanyalar dahil bütün kapılar yine kendilerine açılıyor. Felsefem şu; ” Konuşmak bu kadar pahallı olmamalıdır”  İnternet ucuzlayacak dediler, ne kadar doğru bilmiyorum fakat ben telefonların ucuzlamasından yanayım. Şimdi 50 tl lik bir kontör yüklediğinizi farz edin, arkasından bir sürü kampanya teklifleri gelir mesaj olarak, yok nar, yok her yöne 500dk, yok  150tl gibi ama hepsini inceleyin hepsi de aynı kapıya çıkıyor. Ben hepsini de denedim ve sonunda, hepside aynı günler de bitiyor. Bir şebeke bir kampanya çıkartıyor, diğer bir operatör ona karşılık başka bir kampanya çıkartıyor hepsi de sonuçta ortalama aylık en az konuşandan 50 tl En çok konuşandan 300 tl ye yakın para kopartıyor. Ben travesti olarak bu duruma bir dur denilmesi ve en çok konuşanın 50, en az konuşanın 10 tl aylık para çıkmasını talep ediyorum, kısaca aylık 5o tl yi geçmemesi lazım bence.

Turkcell bu işin başını çekiyor ve diğer operatörler de ona göre davranıyorlar. Kardeşim Türkiye’nin nüfusu sayılmayanlarla 80 milyon, Bunlardan en az 40 milyonunun telefonu vardır. Bir hesap edin bakalım 20 milyon Turkcell kullanıcısının en az 50 tl den aylık getirisini. çok abartı değil mi sizce de. En az annem konuşuyor o da aylık 50 tl ödüyor, ben aylık 300tl sırf telefon konuşmasına veriyorum. Bu kadar parayı ne yapıyorlar çok merak ediyorum. Aylık 5 tl bile alsalar insanlardan bütün masraflarını karşılarlar ve artar bile, inanmıyorsanız hesaplayın 5 x 20.000.000 = yeni parayla 100.000000 tl eski parayla yüz trilyon ediyor ki, bu insanlardan 5 tl aylık alırsa, bide bunu ortalama 20.000000 x 150 tl olarak = 300.0000000 yani yeni parayla, üç yüz milyar yapıyor. eski parayı söylemeyeyim çünkü şah damarınız şaşar. travesti arkadaşlarımın hepsi en az aylık 300 tl fatura ödüyorlar. en az 5000 trv den hesaplayın:)). Hadi geçmiş olsun.

Mart 2

Tükenmişlik sendromu

Ünlü bir oyuncunun namı diğer Hürrem Sultan’ın ortaya atıp diziyi yarıda bırakıp gitmesine sebep olarak ortaya attığı ve bizim de onun sayesinde literatürümüze kattığımız bir cümledir tükenmişlik sendromu. Uzman psikologlar, Tükenmişlik Sendromu’nun; meslek hayatında aşırı yorgunluk, kronikleşmiş zorlanma, monoton bir hayat, yorgunluk ve kişinin gösterdiği emeğe karşı beklediği verimi alamayışı sonrasında ortaya çkan bir hastalık olarak tanımlıyorlar.

Hepimiz yaptığımız işin karşılığını alamadıgımzı düşündüğümüzde ya da takdir görmeyi bekleyip göremediğimizde biraz hayal kırıklığıyla birlikte yaptığımız işten soğuruz. Enerjimiz hızla düşer ve tükenme hissi kendini göstermeye başlar. Ev kadınlarından hatta bazı travesti arkadaşlardan da sıklıkla duyduğum ne yapsam beğenilmiyor hiç takdir edilmiyor sözü işte bu sendromun başlangıç cümlesini oluşturuyor.

Hastalık olarak nitelendirilen bu sendromunun dört evresi vardır; Şevk ve Coşku Evresi: Bu evre sırasında kişi enerjisini en yüksek seviyede işine odaklıyor yorgunluk be bıkkınlık göstermiyor. Durağanlaşma Evresi:  işini yapmada gösterdiği istek azalıyor, güçlüklerin farkına varıyor çalışma koşullarını değiştirmek için bir şeyler yapmaya çalışıyor ama başarısız oluyor. Umursamazlık Evresi: Yaptığı işten zevk almamak sırf hayatını kazanmak için çalışmaya devam etmek ya da mecburiyet üzerine çalışmayı sürdürmek bu evrede derin çöküşler baş göstermeye başlıyor ve umursamaz davranmak zorunda kalan kişi kopmak için bir neden bekliyor. Para kazanmak zorunda olmadan çalışmak maalesef bir rüyadan ibaret hepimiz sevdiğimiz ya da sevmediğimiz bir işi yaşamak için yapmak zorunda kalıyoruz. Bu durumu en derinden yaşayanlar ise hayatta kalmak için gerekli olan çalışma ortamını bulamayan travestilerdir, toplum tarafından istemediği bir işi yapmaya zorlanan Ankara travestilerinden Zehra,  Bilgisayar mühendisi olduğu halde işini yapacak ortamı bulamamaktan şikayet ediyor ve sanırım tükenmişlik sendromunun son evresini yaşıyor.

Bu sendromdan kurtulmanın en kolay yolu ise size sıkıntı veren işleri yapmayı bırakmak, psikolojik destek almak ve her şeye tek başımza gögüs geremeyeceğimizi bilmek. İşte ünlü oyuncu da tam olarak bunu yapmış ve mesleğinin zirvesinde iken işini bırakarak ülkeyi terk etmiştir. Tabi herkes bunu yapacak kadar cesur olamayabilir.  Ya da cesaret olsa bile maddi destek yetersizliğinden sevmediği işi yapmaya devam etmek zorunda kalabilir o zaman yapmamız gereken ise mükemmeliyetçiliği bırakıp sıradan bir çalışan olmayı denemektir. Unutmayın bu dünyada en değerli şey sizin ruh sağlığınızdır. Çünkü sağlık para ya da başka şeylerle değişilmeyecek kadar değerlidir.

Şubat 27

Şifa veren otlar

Dünyanın neresine giderseniz gidin en şifalı otların yetiştiği ülkenin yaşadığımız ülke olduğunu görürsünüz. Özellikle şifalı otlar konusunda Ege Bölgesinin üzerine bir yer tanımıyorum. Kış aylarının bitmesi ile topraktan fışkıran yeşilliklerin her biri bir derde deva oluyor.

Uzun yılardan beri yaz tatilimi Ege Bölgesinde bulunan illerde geçiririm ve burada yediğim otların tadını başka hiçbir yerde bulamadım. Ben sırf deniz, güneş, kum tatili yapmak yerine bir turist edasıyla kültür gezileri de yapan biriyim.  Her yaz kaldığım butik otel aynı zamanda yöresel mutfağı ile de şöhret olmuş bir yerdir. Ben burada hem sağlam arkadaşlıklar hem de sağlık buluyorum. Bodrum travestilerinden Aşkın’dan öğrendiğim otlu börek tarifini sizlere de vermek ve hiç bilmediğiniz bu şifalı otları sizlere tanıtmak isterim.

Öncelikle bahar aylarında yüksek dağlarda uzun yürüyüşler yaparak canınıza can katabilir hem de bu şifalı otlardan toplayarak böreğinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz.  En çok bilinen ot ise tabi ki kekik otudur. Kekiği et yemeklerinin hepsinde kullanabilirsiniz ama ben bu böreği yaparken kekik kullanmıyorum. Hamurun içinde hoş durmadığını düşünüyorum. Peki neler kullanıyorum Kağıtları kalemleri hazırlayın ve mutlak bu otları bir yerlere not edin pişman olmayacaksınız.

Aydın’ın ve Muğla’nın torosların eteklerinde kurulu olduğunu biliyorsunuzdur. İşte bu toros dağlarının  bizlere sunduğu Radika otu, Arapsaçı, Kuzu kulağı, Turp otu ve şevketi bostan benim böreğimin ana malzemeleri tabi siz bu otları önceden görmediğiniz için ne toplayacağınızı bilemezsiniz onun için öncelikle bir semt pazarına giderek bu otları yakından tanımanızı öneririm.

Otları topladıktan sonra tıpkı annelerimizin saçta yaptığı gözlemelere koydukları içe benzer bir iç hazırlıyoruz. Yani otları ateşte hafifçe yumuşatıp içine biraz baharat katıyoruz. Dilerseniz tat vermesi açısından soğan da doğrayabilirsiniz. Sonra yumuşak kıvamda bir hamur yoğurup küçük parçalara bölüyoruz. Her bir hamur parçasını merdane yardımıyla tabak büyüklüğünde açıp, içine boca otlu malzemeden koyup üçgen biçiminde kapatıyoruz. Sonra hazırladığımız bu hamurları yağsız tavada ya da bulabilirsek bir saç üzerinde pişiriyoruz.

Pişirdiğimiz hamurların yanına demli bir de çay yaptık mı? Değmeyin keyfimize şimdiden afiyet olsun. Aydın travestilerinden Ceyda bu böreği benden daha güzel yapıyor sanırım içine benim bilmediğim başka bir ot ya da baharat katıyor ama o kadar ısrar etmeme rağmen tarifini almayı başaramadım. Yine de sadece bu saydığım otları kullanarak bile hem çok sağlıklı hem de çok lezzetli bir börek yemenin keyfine varacaksınız. Yeni yerler ve yeni lezzetler keşfetmek için asla yılmayın. Unutmayın yaşamın tadına ancak böyle varabilirsiniz. Sevgilerimle.

Şubat 23

Yalnızlık

Yalnızlık dünyanın en zor duygusudur. Yalnız yaşamak demek, akşamları izlediğin bir filmin sahnelerini tartışacağın kimsenin olmaması, günün nasıl geçti diye soracak birinin bulunmamasıdır. İnsanlar bazen yalnızlığı kendileri seçerler oysa büyük bir çoğunluğumuz yalnızlığı kader olarak yaşarız.  Dünyanın en ünlü bilim adamı olan Newton, aşkı tanımlarken aşkın köprü kurmak olduğunu oysa insanların köprü yerine duvar inşa ettiğini söylemiş. Galiba gerçektende de etrafımıza ördüğümüz gizli duvarlar yüzünden yalnız kalmaya mahkum oluyoruz.

En çok da biz kadınlar yalnız kalmayı sevmeyiz. Ne zaman yalnız kalsak Adana travestilerinden Ayda gibi kendimizi sokaklara atıp, o arkadaş toplantısı senin, bu kafe benim gezeriz. Sanırım kadınlar yalnız kalmak için yaratılmamışlar. Hele bir de sevgilimizden yeni ayrılmışsak ki,m tutar bizi.

Bu gezmeler sırasında eski aşkımıza dönmeyi ve onun omzunda ağlayıp, teselliyi bulma isteğini duymuyorsak normale döndük demektir. Artık bu gezmelere bir nokta koyup sıradan işlerimize dönüyoruz. Erkekler bu durumu nasıl atlatıyor yalnızlık duygusuyla nasıl başa çıkıyor bu konuda hiçbir bilgim yok. Kadınlar biriyle birlikte iken bile yalnız kalabilirler. Örneğin hiçlik duygusu yaşarlar. Beraber yaşadığı kişi ile paylaşım yapamayan, kendini onunla değerli hissetmeyen kadınlar bir köşeye çekilip yalnız olduklarını düşünmeye başlarlar ve bu öyle bir yalnızlıktır ki hiçbir kalabalık çare olamaz.

Günlük monoton işlerinden sıkılan kadınlar da bir noktada kendilerini yalnız hissetmeye başlarlar yaptıkları hiçbir şeyden zevk almazlar. Buna kaybolmuşluk hissi de diyebiliriz. Mutsuz bir beraberliği yeniden canlandırmaya çalışan kadın yaptığı şeylerin fayda etmediğini gördüğünde de çaresizlik hissine kapılarak yalnızlığın pençesine düşerler. Çaresizlik kişinin düşüncelerine daha çok odaklanmasına, kendi ile baş başa kalmasına, rahatsız edici düşüncelerin çoğalmasına neden olur.

Kadınlar erkeklere göre daha duygusal bir yapıya sahiptirler. Bir erkek ayrılığı kolayca kabullenip yoluna devam ederken kadın için iş o kadar da kolay olmaz. Artık sevmediğini bildiği birini bile hayatından kolayca çıkarıp atamaz. İşin karar kısmında pek çok kadın duygularına yenilip, beraberliği sürdürmeye zorlar kendini bunun en yakın tanığı olarak   İzmir travestilerinden Sanat’ın yaşadığı çaresizlik ve sonunda uzun süren yalnızlık hissini paylaştım. Paylaştım diyorum ama aslında sizin de bildiğiniz gibi yalnızlık paylaşılabilen bir duygu değildir. Kimse yalnız kalmasın dileklerimle mutlu kalın.

 

Şubat 20

Sevginizin karşılığı var mı?

Kadınların en merak ettiği soruların başında acaba erkek arkadaşım beni seviyor mu? Gelmektedir. Aslında bunu anlamanın çok basit yöntemleri bulunmaktadır. Erkekler yaratılışları gereği sevgilerini söze dökemeyen canlılardır. Seni seviyorum sözünü onlardan duymak neredeyse imkansız haldedir.
İster bu duruma maçoluk diyelim, ister başka bir şey sonuç hep aynıdır. Sevgi sözü duymak için uğraşan kadınlar ve bunu söylememek için direnen erkekler durum hiç değişmez tabi istisnai durumda olan erkelerin sayısı da az değildir. Öyleyse biz de onların beden dillerini çözmek zorundayız. Kadınlar zaten bu konuda oldukça başarılıdır. Örneğin biraz maço bir sevgilisi olan Adana travestilerinden Birce, erkeklerin kitabını yazacak kadar bu konuda kendini geliştirmiş. Onun söylediklerinden yola çıkarak erkeklerin biraz doğadaki canlılar gibi beden dillerini kullandıklarını biliyoruz. Sokakta gezerken size yakın durmaları, sarılmaları, elinizi tutmak konusunda ısrarları size olan sevgilerinden ve bunu diğer erkeklere anlatma telaşından kaynaklanıyor. Yanından biraz ayrıldığınızda gözleri üzerinizden hiç eksik olmaz adeta bu benim kadınım dercesine bakış atarlar ve gözlerinden ateşler fışkırır. Dokunmak erke için çok önemlidir size dokunmak, onların sahiplenme isteğidir. Böyle bir sevgiliniz varsa varsın seni seviyorum demesin. Siz sevgisinden kuşku duymayın.
Uyanır uyanmaz size telefonla mesaj atan sevgiliniz aslında sabaha kadar sizi düşünmüştür ve seni seviyorum demek yerine uyandın mı diye saçma bir soru sorarlar. Sizi can kulağıyla dinleyen, onu öptüğünüzde yüzünde bir gülümseme beliren erkek delice aşıktır. Sakın ondan güzel sözler söylemesini beklemeyin çünkü bu beklentiniz karşılık bulmayabilir. Utangaç tabiatlı erkekler için sözlerin bir anlamı yoktur onlar sizin beden dilini keşfetmenizi beklerler.
Erkekleri anlama kitapları sayesinde öğrenebileceğiniz onlar hakkındaki bilgiler sevilip sevilmediğinizi size anlatacaktır. Erkek beyni, kadın beyninden farklı çalıştığı için duygusallık ve romantizm yerine onların beyninde güç ve kendini ispat etme ağırlık basar. Erkekler ağlamaz diyenlerde işte bu eksik duygusal yönden yola çıkarlar. Zor beğendiği ve seçici olduğu için sevgili bulmakta zorlanan İstanbul travestilerinden Ayda, sırf sevgiyi aradığı için bu konuda yazılmış bütün kitapları alıp okudu. Sonuç erkekler biz kadınlar gibi konuşmaktan değil, harekete geçmekten yana yani sevildiğinizi anlamanın yolu sevgi sözcükleri değil davranışlar. Onları izleyin ve buna siz karar verin acaba gerçekten sevginizin karşılığı var mı? Cevap sizde saklı.

Şubat 16

Karbon peeling

karbonpeeling

Cildinizde lekeler var ve bunlar sizi rahatsız ediyorsa bu yazıyı mutlaka okumalısınız. Pürüzsüz ve canlı bir cilt için, leke temizliği yaptırmanın tam zamanı temizlik dediysek öyle su ile sabunla değil tabi. Bu hafta sonu bir güzellik merkezinde cilt lekelerinden arınan travesti Sanat, sizler için karbon peeling tekniğini anlattı.

Sivilce izlerine, kırışıklık ve sarkmalara veda edin ve bu yepyeni yöntemi siz de keşfedin. Tamamen ağrısız ve acısız bu yöntem, , karbon partiküllerinin yüze uygulanması sonrası Q-switched Nd-YAG lazerle yapılıyor. Uygulamanın acısız, ağrısız olması, buna ek olarak kabuklanma ve yara oluşmamasını da sağlıyor. Sadece bu nedenler bile tercihinizi bu yönde yapmanıza yetecektir.Ailenizde cilt kanseri olmuş biri yoksa yani genlerinizde bu hastalığı taşımıyorsanız siz de karbon peeling ile tanışabilirsiniz. Çünkü bu yöntem her yaşta kişiye üstelik cinsiyet ayrımı yapmadan uygulanabiliyor. Kısacası erkekler için de bu yöntem en ideal olanı.Ayrıca normal peelingden farklı olarak bu tedaviyi istediğiniz mevsimde yaptırabilirsiniz. Eğer yazın yaptıracaksınız önemli olan nokta cildinizi güneş ışınlarından korumamız bunun için de güneş kremi kullanabilirsiniz. Lazer uygulamasından önce sorunlu alanlara sürülen siyah renkli karbon solüsyonu ciltte 20 dakika bekletiliyor. Cilt tarafından emilen karbon maddesinin fazlası temizlendikten sonra lazer uygulaması gerçekleştiriliyor. Sürülen karbon maddesi cilt altında lazerin etkisini artırmak amaçlı kullanılıyor. Lazerin yarattığı etki ile kollajen demetlerinde artış ve elastin liflerinde düzelme ve kısalma görülüyor ve böylelikle ince kırışıklıkların ve sarkmaların tedavisi gerçekleşiyor. Üstelik cildiniz çok yıpranmamışsa bu işlem tek seansta bile hallolabiliyor.  Güneş lekelerinden kurtulmak için ise en as 4 ya da 6 seans bu işlemi yaptırmak zorundasınız.

Bazılarımız yıllar önce yaptırdığı fakat artık beğenmediği dövmeleri sildirmek için çok acılı yöntemlere katlanmak zorunda kalabiliyor. Lazerle dövme sildirme işlemi ise daha kolay ve acısız bir yöntem sadece 3 seansta kurtulacağınız eski dövmelerinizin yerine yenisini de yaptırabilirsiniz. Bu konuda yeterince tecrübe kazanan travesti Sanat, sanırım birazcık canı tatlı da olduğundan bu iş öncesi uzun bir araştırma yapmış ve kendinde uyguladığı bu yöntemin başarısını görünce siz değerli okuyucularımla paylaşmak istemiş ben de tecrübelerinin bizimle paylaştığı için kendisine teşekkür ediyorum. Karbon peeling yaptırmaya gidiyorum hadi görüşürüz.

 

 

Category: travesti
Şubat 13

Dünyada ki benzerimiz

ruhikize

Çoğumuz bir gün karşılacağımızı düşündüğümüz ruh ikizimizi bekleyerek geçirir hayatını, umutla beklediğimiz insan bir aşk filminin içinden çıkıp, kollarımıza atlayacak ve onu asla kaybetmeyeceğiz diye beklemekten hiç bıkmayız.

Bazen sadece bu düşünce için, önümüze çıkan fırsatları teper, onun hayaliyle yaşamaya devam ederiz.

Oysa ne malum bu dünyada sizi sizin kadar anlayacak ve sevecek birini var olduğu, ya yoksa ve siz bir ömrü boşu boşuna bekleyerek geçirmişseniz? Her gün binlerce insan ölüp dururken sizin ruh ikizinizde siz onu beklerken çoktan mevta olmuşsa, belki de aynı dönemde yaşama şansı bile bulamamışsınızdır kim bilir. Siz de sabit fikirli travesti Aşkın gibi yapıp onu bekleyerek ömrünüzü tüketmeyin.

Çıkın dışarı ve arayın gerçekten sizi sevecek ama size benzemeyen o kişiyi, belki mutluluğunuz anahtarı hiç olmayacak dediğiniz kişidedir. Amerika’da yeni bir akım hızla yükseliş trendine geçerek bir nevi çöpçatanlık yapıp size en uygun kişiyi internet üzerinden arayıp sizin için buluyor. Bu yeni siteler ülkemizde de yavaş yavaş faaliyete geçmiş durumda, isterseniz üye olup şansınızı deneyebilirsiniz.

Ülkemizde her geçen gün sayıları artan evlilik programlarını takip edenler iyi bilir. Buralarda çoğunlukla dul kalmış erkek ya da kadınlar daha çok ekonomik kaygılarla bir eş aramaktadırlar oysa size bildirdiğim bu siteler tamamen aşk üzerine kurulmuş siteler ve sizi gerçekten sevecek ruh ikizinizi bulmanızı sağlıyor.

Bildiğim kadarıyla bun sitelere üye olduğunuzda dünya üzerinde pek çok adaydan sizin özelliklerinize en uygun olanlar size bildiriliyor ve onlarla tanışmanız sağlanıyor. Tabi bu siteye üye olurken açık olmak ve yalan söylememek doğru kişiyi bulmak için çok önemli. Ne aradığınızı tam olarak belirlemeden üye olmanızı tavsiye etmem. Çünkü bu şekilde tıpkı travesti Sanat gibi abuk sabuk insanlarla muhatap olmak zorunda kalabilirsiniz.

Bir de bilinmesi gereken bir bilgi vermek istiyorum sizlere her zaman doğru kişi size çok benzeyen ruh ikiziniz olmayabilir unutmayın aynı kutuplar fizikte birbirini iterler bence eş seçiminde sizin gibi olanı değil sizi tamamlayanı seçmelisiniz. Umarım herkes gönlünde yatanı onu mutlu edecek adayı bulur. Sevgiyle kalın.

 

Category: travesti
Şubat 10

istanbul travestileri ve şehirler analizi

istanbul travestileri

şehirlere göre travesti analiz

Bilindiği üzere Türkiye de birçok Trv arkadaş bulunmakta ve  şehirlere göre analiz edersek şöyle;

Tüm şehirlere göre travesti siteleri ile ilgili bir açıklama yapacak olursam istanbul travestileri diğer şehirlere göre biraz farklıdır çünkü orada büyük rekabet vardır.Birde  ankara travestileri ve izmir travestileri, antalya travestileri ve bursa travestileri de rekabet içerisindedir. diğer şehirler de ise fazla travesti olmadığı için, çok yarışmazlar ve diğer şehirlere göre biraz daha özensiz olabilirler. Tabi ki bu benim düşüncem belkide yanılıyor olabilirim, örneğin samsun travestileri kendini çok beğeniyor, Adana da kimseyi istemiyor, sakarya da da bu sorun var istanbul anadolu yakası da kimseleri sitelerde görmek istemiyorlar. Gaziantep te sadece esik arkadaşlar birbirlerine bağlılar, mersin de genel olarak sakin trv arkadaşlar bulunmakta, kayseri ve eskişehir de liderlik, denizlide zaten az arkadas bulunmakta, o yüzden sorunsuz.

Kocaeil yani izmit uysal travestileri içermektedir. Diğer şehirler yani malatya, çorum, urfa, balıkesir, ordu, bodrum, marmaris, fethiye, didim, konya, uşak, ısparta, afyon, van, hatay, iskenderun, ordu, kastamonu, maraş, sakarya, çanakkale, gebze, gibi şehirlerde tek tük travesti arkadaşlar bulunmakta ve mülayim bir hayat sürmektedirler.

Genel olarak travesti kişiler sanldığının aksine, aynı bir aile yaşantısı nasılsa öyle yaşamayı tercih ederler, bir çok insan onların yaşantısı kötü, vasat yada bitirim sansalarda aksine, gayet düzenli ve sorunu sevmeyen ve taksiti sevmeyen, kirasını günüde ödeyen, borçtan hoşlanmayan, kredi kullanmayan kişlerdir. Bazen aralarında kötü alışkanlıkları olanlarıda yok değildir. Onların yüzünden kötü tanınmaktadırlar. Azınlık oldukları için bir tanesinin yaptığı kötü bir davranış tüm travestilere mal edilmektedir.

 

Şubat 9

Masal dünyası

Her kadın masallardan hoşlanır. Çocukluğundan kalma bir masal kahramanı onu içten içer esir alır ve her zaman kadın, beyaz atlı prensini bekleyen bir prenses olarak kalır.

Yıllar önce okuduğumuz ya da ebeveynlerimizden dinlediğimiz bir masal kahramanın yerine koymuşuzdur kendimizi, bazen pamuk prenses oluruz bazen ise külkedisi, oysa değişmeyen bir gerçek vardır o da masalların hayal olduğu.

Masalların gerçek olacağını düşünen travesti bir arkadaşım vardı yıllar önce, dünyada iyiliğin kazanacağına o kadar çok inandırmıştı ki kendini, acımasız dünyada olup bitenler karşısında hep güçlü bir şekilde her şeyin düzeleceği günü bekliyordu.

Oysa gerçekler acıdır ve acı bir tokat gibi patlar insanın yüzünde, örneğin erkekler hiç anlamaz masallardan, onlar için egoları ve çıtır sevgilileridir önemli olan, ayıp kaçacak biliyorum ama biraz odunluk vardır her erkekte. Ne kadar yontarsan yont alttan hep kel görünür.

Aslında buna gerçekliği dibine kadar yaşamak da denilebilir. Nedense erkekler biz kadınlar kadar ince bir ruha sahip değillerdir bu yüzden de biraz kaba olabilirler. Tabi içlerinde çok kaba olanlar hatta kadınlara eziyet etmeyi meziyet sayanlar da oldukça fazla miktardadır. Şimdi onlara ben narin bir prensesim deseniz size bir yerlere gülerler ama kendilerinin masallardaki dev olduklarını hiç düşünmezler. Hani şu herkesi korkutan, hiçbir şeyden memnun olmayıp, hep daha fazlasını isteyen devler var ya ben erkekleri her zaman onlara benzetmişimdir.

Küçük bir çocukken, o devlerden birinin perdenin arkasından çıkıp beni kaçıracağından korkar. Geceleri gizlice annemim yatağına girerdim. O devlerin perde arkasında değil de, geceleri sokakta gezdiğini yeni gençlik dönemimde acı bir tecrübe ile öğrendiğimde artık masal okuyacak yaşı çoktan geçmiş acı gerçeklerin dünyasında oradan oraya savruluyordum.

Şu masalara inanan travesti arkadaşım var ya, ona söylesem inanmak istemez ama masallar bizim için geçmişte kalmış anılardır.  Hadi şimdi giy prenses elbiseni çık beyaz atlı prensin karşısına, kimse senin farkına bile varmaz. Varsa yoksa para denen illetin peşinde koşan insanlar, onlar ne Rapunze’li bilirler ne de Sinderalla’yı, ne gelip kurtarırlar seni düştüğün çukurdan ne de derdinden anlarlar.

Dedim ya erkekler içlerinde hep o devi taşırlar. İyilik yoksunu, sabit fikirli,  programlanmış bilgisayar gibi kafaları hep aynı şeye çalışan insancıklar. Biraz fazla kaçtı ise kusura bakmayın ama en iyi yetişmişlerinin içinde bile gizli kalmış bir masal bozuculuk vardır. İstisnaların kaideyi bozmayacağını hatırlatarak bitirmek isterim sözlerimi kendisini beyaz atlı prens gibi görenler için sözüm meclisten dışarı, onların başımızın üstünde yeri var.

 

Category: travesti
Şubat 7

Rehin psikolojisi

155012877

Adını yaşanmış gerçek bir hikayeden alan, pek çok kişi üzerinde yapılan araştırmalarda aynı sonuçlara varılan garip ama gerçek bir durumdur Stockholm sendromu.

Genellikle rehin alınan, şiddete maruz kalan, hapishanelerde kalan insanlarda görülmektedir. Yaşamayan bir insanın asla anlam veremeyeceği bu durum başına gelen ve sevgilisinden şiddet gördüğü için ondan vazgeçemeyen travesti bir birey, yaşadıklarını anlatırken kendisi bile inanmıyordu.

Çünkü ortada celladına körü körüne bağlanmış, beyin fonksiyonları neredeyse durmuş bir insan duruyordu. Bu kişinin kendisi olması ise hatırladıkça derin bir hüzün veriyordu. Oysa bu sendromu yaşayan ilk insan o değildi. 20 yy. başlarına İsviçre’nin Stockholm kentinde 4 banka soyguncusu 6 gün boyunca rehin tuttukları banka görevlilerine iyi davrandıkları için ceza almaktan kurtuldular hatta banka görevlileri neredeyse bu kişileri kahraman ilan edeceklerdi.

Daha sonraları bir çok kaçırılma ve şiddete maruz kalma olaylarında da görülen bu sendrom, psikolji tarihine olayın ilk yaşandığı yerin ismiyle girmiştir. Kendisine eziyet eden kişiye bağlanma duygusunun yaşanmasındaki en büyük neden çaresizlik, yardım olanaklarının bittiğini tek çaresinin celladından geleceğini düşünen kurbanlar bir süre sonra yapılan kötülüklerin arkasında iyi ve geçerli bir neden bulmaya çalışır hatta bu esnada cellatlarını haklı çıkarmaya çalışırlar.

Eski Türk filmlerinde de tanık olduğumuz bu kaçırana ve işkence edene karşı yumuşama, mazur görme durumu zaman uzadıkça artar ve bir süre sonra kişi celladından başka şansı olmadığını düşünmeye başlar. Aile içi şiddette de durum bundan farklı değildir. Özellikle kız çocukları aile bireylerinden kötü muamele gördükçe ailesi ile olan bağlarını kuvvetlendirerek onlardan ayrılamaz bir hale gelirler. Çoğunlukla şiddete ve cinsel istismara uğrayan bu kızlar durumu o kadar çok kanıksarlar ki, kendilerine bu soru sorulduğunda inkar edip, olayı kapatmaya çalışırlar.

Suçluya da sempati duyulur mu diye düşünenlerdenseniz bu kararınızı yeniden gözden geçirmenizi öneririm. Bazen vicdanlarımız, suçlunun peşindekileri suçlu yerine koymaya kalkıyor. Suç çok normal bir olguymuş gibi görülmeye başlandığında ise suçlanacak yeni objeler mutlaka bulunuyor.

Örneğin, şiddete maruz kalan travesti bireyin kendisine şiddet uygulayan kişi ölünceye kadar bunu fark etmemesi ve ondan ayrılmayı hiç düşünmemesi bu sendromun ne kadar tehlikeli bir durum olduğunu gözler önüne seriyor. Maalesef yaşadığımız kötü tecrübeler sonucunda neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar verirken bilinçaltımızın yönlendirmesinin etkisinde kalarak yanlış seçimlerin kurbanı olabiliyoruz. Dünyanın daha güzel bir yer olması ve insanların vicdanları ile hesaplaşması umuduyla hoşçakalın.

Category: Genel, travesti